HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 08 OCAK 2026, PERŞEMBE

ORHANGAZİ’DE KRİZİN VE SORUNUN ADI: BEKİR AYDIN

07.01.2026 00:00
Orhangazi, tarihsel olarak üretimiyle, zeytiniyle, sanayisiyle, çalışkan insanlarıyla anılan bir ilçe iken; son birkaç yıldır ne yazık ki "yönetilememe", "iletişimsizlik", "kurumsal dağınıklık" ve "halktan kopukluk" kavramlarıyla anılır hale gelmiştir. İlçenin bugün karşı karşıya kaldığı tablo tesadüf değildir. Bu tablonun arkasında bir zihniyet sorunu, bir yönetim tarzı ve açık bir liyakat krizi vardır. İlçede yaşanan her başlıkta aynı isim karşımıza çıkmaktadır: Bekir Aydın.
Bu ifade kişisel bir husumetin ürünü değildir. Sokaktaki vatandaştan esnafa, pazarcıdan öğretmene, muhtardan spor kulübü yöneticilerine kadar uzanan geniş bir yelpazede, Orhangazi'nin her köşesinde dillendirilen ortak bir kanaatin özetidir.
Bir belediye başkanının en temel görevi, kenti yönetirken tüm paydaşlarla güçlü bir diyalog kurabilmesidir. İlçe başkanlarıyla, sivil toplum kuruluşlarıyla, meslek odalarıyla, muhtarlarla, belediye meclis üyeleriyle ve en önemlisi vatandaşla. Orhangazi'de ise bu diyalog çoktan kopmuştur.
Bugün Cumhur İttifakı'nın Orhangazi'deki iki önemli ismi, AK Parti İlçe Başkanı Gökhan Ulusu ve MHP İlçe Başkanı Halil Bozoğlu, sahada büyük bir özveriyle çalışırken, halkın sorunlarını tek tek dinlerken, adeta yangın söndürmeye çalışırken; belediye yönetiminin bu iki ismi yalnızlaştıran, hatta zaman zaman hedef haline getiren bir tutum sergilediği açıkça görülmektedir.
Vatandaşın gözünde, Cumhur İttifakı'nın yükünü sırtlayan ilçe başkanları değil, onları yıpratan ve itibarsızlaştıran bir belediye yönetimi algısı oluşmuştur. Bu algının mimarı da bizzat Bekir Aydın'dır.
Orhangazi Belediyesi'nde yaşanan kadro karmaşası, görev tanımlarının belirsizliği, sürekli değişen idari yapılanmalar ve karar mekanizmalarının kapalı devre işletilmesi, ilçede ciddi bir kurumsal hafıza kaybına yol açmıştır. Birçok birimde, neyin neden yapıldığı belli değildir. Plan yoktur, istikrar yoktur, ortak akıl yoktur.
Bir belediye başkanı, kendi kurumsal yapısını dağıtıyorsa, liyakati değil sadakati esas alıyorsa, bu sadece içerideki personeli değil, doğrudan vatandaşı cezalandırır. Bugün Orhangazi'de işlem yapmak isteyen her vatandaş, bu karmaşanın bedelini günlerce bekleyerek, doğru muhatap bulamayarak ve çoğu zaman sonuç alamayarak ödemektedir.
Son dönemde kapalı pazaryeri etrafında yaşananlar, pazarcı esnafının üzerine bindirilen hukuki dayanağı tartışmalı bedeller, otopark alanlarının amacı dışında kullanımı ve plansız uygulamalar, Orhangazi'de esnafın ne denli sahipsiz bırakıldığını göstermektedir.
Muhtelif Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Turgay Durmuş'un defalarca yaptığı uyarılar, kamuoyuna yansıyan tepkiler ve sahada yaşanan gerilim, yönetimin bu konudaki duyarsızlığını tüm çıplaklığıyla ortaya koymaktadır. Esnaf, belediyenin çözüm ortağı değil, adeta tahsilat kapısı olarak görülmektedir.
Orhangazi'de gençler için, kadınlar için, dezavantajlı gruplar için, spor kulüpleri için geliştirilen projeler yok denecek kadar azdır. Amatör spor kulüpleri ayakta kalma mücadelesi verirken, gençler sosyal alan bulamazken, kültürel faaliyetler her geçen gün daralırken; belediye yönetimi halkın gerçek gündemlerinden kopuk bir görüntü sergilemektedir.
Bir ilçe, gençlerine umut veremiyorsa, çocuklarına güvenli alanlar sunamıyorsa, yaşlılarına huzurlu bir şehir vaat edemiyorsa, orada sadece asfalt değil, gelecek de çürümeye başlamış demektir.
En acı tablo ise şudur: Orhangazi'de yaşanan bu yönetim krizi, Cumhur İttifakı'nın iki ilçe başkanına kesilmektedir. Sahada gece gündüz çalışan, halkın karşısına çıkan, her sorunun altında imzası olmayan ama her sorunun hesabını vermek zorunda kalan Gökhan Ulusu ve Halil Bozoğlu, belediye yönetiminin hatalarının bedelini ödemektedir.
Bu durum sürdürülebilir değildir. Bir noktadan sonra vatandaş, ilçe başkanlarıyla belediye başkanını ayırmaya başlamakta, sorunların adresini net biçimde Bekir Aydın olarak işaret etmektedir.
Bu şehir, kişisel hesapların, dar kadroculuğun ve iletişimsizliğin kurbanı olamayacak kadar değerlidir. Orhangazi'nin zeytinine, gölüne, gençliğine, esnafına, sporuna, eğitimine ve sosyal dokusuna yazıktır.
Bugün Orhangazi'de kriz vardır. Bu kriz ekonomik değil sadece, bu kriz yönetseldir. Bu krizin adı da artık herkes tarafından yüksek sesle dile getirilmektedir: Bekir Aydın.
Bu gerçek görmezden gelindikçe, sorunlar katlanarak büyüyecek, faturası sadece bugünün yöneticilerine değil, bu kentin yarınlarına da kesilecektir. Orhangazi'nin geleceği, bu yönetim anlayışıyla her geçen gün biraz daha kararmaktadır.
 
Yüksel AKBAYRAK / TERS KÖŞE / diğer yazıları
•ORHANGAZİ’DE KRİZİN VE SORUNUN ADI: BEKİR AYDIN 07 00:00:00.01.2026
•Sözlerin Tükendiği, Sessizliğin Kurumsallaştığı Bir Yılın Anatomisi 02 00:00:00.01.2026
•ORHANGAZİ’DE SPORUN MEZAR KAZICIS: BEKİR AYDIN 24 00:00:00.12.2025
•Orhangazi’de Eğitimi Yerle Bir Eden Sessizlik 17 00:00:00.12.2025
•YÖNETİLEN DEĞİL OYALANAN ORHANGAZİ: MUSTAFA BOZBEY BİR YILDA NE YAPTI, NEYİ YAPMADI? 10 00:00:00.12.2025
•LOZAN’IN YÜZYILLIK DİRENCİ VE PAPA ZİYARETİ 03 00:00:00.12.2025
•ÇOCUK HAKLARI KÂĞITTA VAR, SAHADA EKSİK 27 00:00:00.11.2025
•Son Başbuğ’un Türklük Vurgusu ve 10 Kasım’ın Anlamı 10 00:00:00.11.2025
•Milli Ekonominin Temeli Tarımdır 05 00:00:00.11.2025
•CUMHURİYET, dik durmanın, adam olmanın adıdır! 29 00:00:00.10.2025
• “İtin Havlamasıyla Çınar Sallanmaz” 22 00:00:00.10.2025
•Orhangazi’de Siyaset: Menfaat mi, Memleket mi? 14 00:00:00.10.2025
•Velhasıl Bursa Sudan Değil, Susuzluktan İbarettir... 07 00:00:00.10.2025
•Hangi Gençlik? Hangi Ekonomi? Hangi Eğitim? 02 00:00:00.10.2025
•FUTBOL SAHADA DEĞİL, MONİTÖR BAŞINDA OYNANIYOR 25 00:00:00.09.2025
•Gaziler Günü’nün Gerçek Manası Üzerine 19 00:00:00.09.2025
•Halkın Gerçek Gündemi Nerede? 17 00:00:00.09.2025
•Bağımsızlık Bir Kimliktir 10 00:00:00.09.2025
•Boş Tencere Siyaseti Yıkar 03 00:00:00.09.2025
• Ağustos Türklüğün Zaferlerle Yoğrulmuş Ayı 29 00:00:00.08.2025
•ORHANGAZİ’DE SPORUN ÇÖKÜŞÜ: 20 00:00:00.08.2025
•Orhangazi: Kaybolan Potansiyelin Hikâyesi 12 00:00:00.08.2025
•Depremi unutan geleceğini gömer! 05 00:00:00.08.2025
•İklim Kanunu Sonrası Orman Yangınları ve Doğa Katliamları: Ülkemizin Vahim Tablosu ve Yasal Mücadeledeki Eksikler 29 00:00:00.07.2025
•Kağan Usta’dan Gençliğe Yatırım, Bekir Aydın’dan Ücretli Tesis! 24 00:00:00.07.2025
•Bir Ahırın Sessizliği 15 00:00:00.07.2025
•“Zulme Boyun Eğmeyenlerin Efendisi: Hz. Hüseyin” 05 00:00:00.07.2025
•Hücrede Doğan Siyasi Cazibe: Ümit Özdağ ve Yeni Neslin Sessiz Haykırışı 02 00:00:00.07.2025
•150 GÜNÜN ARDINDAN ORHANGAZİ 25 00:00:00.06.2025
•“Hedef Türkiye” Gerçeği: Bir Uyarının Gölgesinde 20 Yıl 18 00:00:00.06.2025
•Ekonomik Gerçekler ve Çözüm Arayışları 11 00:00:00.06.2025
•İznik’te Sessiz Ama Derin Bir Değişim 29 00:00:00.05.2025
•ADD Aile Şirketi Değildir, Egoların Gölgesi Hiç Değildir ADD: Açılımı Artık “Aile Dostları Derneği” mi? 21 00:00:00.05.2025
•19 Mayıs bir uyanış, bir itiraz, bir meydan okumadır 18 00:00:00.05.2025
•Sadabat Paktı Krizler İçinde Doğunun Ortak Aklı 13 00:00:00.05.2025
•"Sadece Bir Kişiye Değil, Bir Duruşa Saldırıdır Bu" 05 00:00:00.05.2025
•Hayalden Hakikate 22 00:00:00.04.2025
•TÜRKİYE İÇİN KRİTİK BİR DÖNEMEÇ İKLİM YASASI VE DEVLETİN STRATEJİK KARARLARI 16 00:00:00.04.2025
•Sosyal Devlet, Milli Devlet ve Atatürkçü Duruşun Mirasçısı 14 00:00:00.04.2025
•En yüce değer ADALET 09 00:00:00.04.2025
•İklim Kanunu’na Karşı Çıkmalıyız! 26 00:00:00.03.2025
•OĞUZ TÖRESİ VE ÇANAKKALE - ATATÜRK'SÜZ ZAFER OLMAZ! 18 00:00:00.03.2025
•Bir Milletin Ruhunu Yaşatan Tarihler 12 Mart ve 14 Mart 12 00:00:00.03.2025
•Oğuz Kağan'dan Atatürk'e Uzanan Kutsal Miras Türk Kadını 07 00:00:00.03.2025
•Güçlü Türkiye için: İklim yasasına hayır! 04 00:00:00.03.2025
•AYNI SENARYO, AYNI FİGÜRANLAR 24 00:00:00.01.2024
•CHP ORHANGAZİ’DE NEREYE KOŞUYOR? 12 00:00:00.01.2024
•HAKSIZLIKLARA ve BASKILARA RAĞMEN... 03 00:00:00.01.2024
•CHP’DE AKIL TUTULMASI MI YAŞANIYOR? 27 00:00:00.12.2023
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
logo

   E-posta: bilgi(@)ucuncugozgazetesi.com
Tüm hakları Üçüncü Göz Gazetesi adına saklıdır: ©2019-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir.