HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 08 OCAK 2026, PERŞEMBE

Pazarcının Tezgâhına Çöktüler

07.01.2026 11:10
Pazarcının Tezgâhına Çöktüler
Pazarcının Tezgâhına Çöktüler
Orhangazi Kapalı Pazaryeri'nde son aylarda peş peşe devreye sokulan uygulamalar, pazarcı esnafını hem ekonomik hem de fiili kullanım hakkı bakımından ağır bir baskı altına aldı. Önce pazarcıya ait otoparkın esnafa yasaklanıp oto yıkama–yağlama gibi farklı amaçlarla işletmeye açılması için hukuksuz ve kuralsız bir süreç başlatıldı. Ardından tezgâh işgaliye bedelleri 2016'daki metrekaresi 2,5 TL seviyesinden 23 TL'ye çıkarılarak yaklaşık on kat artırıldı. Şimdi ise işgaliye dışında "diğer gelirler" adı altında kesilen makbuzlarla, pazarcının tahta–tezgâh malzemesini pazaryerinde bırakması gerekçe gösterilerek "depo kirası" adı altında metre başına 100 TL tahsilat yapılmaya başlandı. Orhangazi Muhtelif Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Turgay Durmuş, bu tabloyu "pazarcının hakkına el konulması" olarak niteleyerek, 2016'da dönemin Belediye Başkanı Neşet Çağlayan ile imzalanan Kapalı Pazaryeri İşletmecilik Sözleşmesi'nin 14. maddesiyle pazaryerinin kullanımının, otoparkının ve tuvaletinin Pazarcılar Derneği'ne kazandırıldığını hatırlattı; buna rağmen Bekir Aydın döneminde sözleşmenin yok sayılıp pazarcının tüm haklarının gasp edildiğini, üstüne bir de 161 bin TL borç çıkarılarak "hem paranın alınıp hem pazaryerinin elden alındığını" dile getirdi.
OTOPARK PAZARCININDI, ŞİMDİ OTO YIKAMA VE YAĞLAMAYA MI AÇILIYOR?
Kapalı pazaryerinin alt katında yer alan ve yıllardır pazarcı esnafının kullanımında olan otopark alanı, önce pazarcıya yasaklandı. Ardından bu alanın oto yıkama ve yağlama gibi ticari faaliyetlere açılması için hiçbir hukuki ve teknik altyapı olmadan çalışmalar başlatıldı.
Turgay Durmuş, bu girişimi açık bir skandal olarak nitelendirerek şu ifadeleri kullandı:
 "Burası pazarın bir parçasıdır. Pazarcının mal indirdiği, araçlarını bıraktığı, işini gördüğü alandır. Şimdi pazarcıyı buradan çıkarıp oto yıkama, yağlama gibi faaliyetler için hukuksuz şekilde işletmeye açmak istiyorlar. Bunun adı şehircilik değildir, bunun adı kamu yararını yok saymaktır."
İŞGALİYE YETMEDİ, ŞİMDİ DE GAYRİRESMİ 'DEPO KİRASI'
Pazarcı esnafı yalnızca tezgâh işgaliye bedelleriyle değil, şimdi de hiçbir yasal karşılığı olmayan yeni bir uygulamayla karşı karşıya.
Belediye tarafından pazarcılara kesilen makbuzlarda, işgaliye bedelinin yanı sıra "diğer gelirler" başlığı altında yeni bir kalem açıldı. Bu kalemle, pazarcıların tezgâh, tahta ve malzemelerini pazaryerinde bırakmaları gerekçe gösterilerek "depo kirası" adı altında metre başına 100 TL ücret talep edilmeye başlandı.
Durmuş, bu uygulamayı şu sözlerle eleştirdi:
 "Bu para neyin parası? Bu pazaryeri pazarcının zaten. Pazarcı malını nereye koyacak? Her sabah evinden sırtında tahta mı taşıyacak? Üstelik kesilen makbuzlarda bunun yasal karşılığı bile yok, 'diğer gelirler' diye muğlak bir ifadeyle para toplanıyor. Bu açıkça gayriresmi bir tahsilattır."
TEZGAH İŞGALİYE BEDELLERİ ON KAT ARTTI
Pazarcı esnafının belini büken bir diğer uygulama ise tezgâh işgaliye bedellerindeki fahiş artış oldu.
2016'da metrekaresi 2,5 TL olan tezgâh işgaliye bedeli, bugün 23 TL'ye çıkarıldı. Yani yaklaşık on kat artış yapıldı.
Turgay Durmuş bu artışı şöyle değerlendirdi:
 "Bu insafsızlıktır. Üretici zaten mazot, gübre, hal fiyatları altında eziliyor. Pazarcı zaten müşteri kaybediyor. Sen gelip metrekaresi 2,5 TL olan işgaliyeyi 23 TL'ye çıkarıyorsun. Bunun adı gelir artırmak değil, esnafı bitirme operasyonudur."
2016 SÖZLEŞMESİ: PAZARYERİ PAZARCILAR DERNEĞİNİNDİ
Turgay Durmuş, 2016 yılında dönemin Belediye Başkanı Neşet Çağlayan ile Pazarcılar Derneği arasında imzalanan "Kapalı Pazaryeri İşletmecilik Sözleşmesi"ni hatırlatarak, bugünkü uygulamaların bu sözleşmeye tamamen aykırı olduğunu vurguladı.
O dönem Pazarcılar Derneği Başkanı olduğunu hatırlatan Durmuş, sözleşmeyle pazaryerinin tüm kullanım haklarının pazarcılara verildiğini belirtti.
Özellikle sözleşmenin 14. maddesine dikkat çeken Durmuş, şu ifadeleri kullandı:
"Bu sözleşmede açıkça yazıyor: Pazaryerinin kullanımı, otoparkı, tuvaleti pazarcılar derneğine kazandırılmıştır. Yani bu alanların tamamı pazarcının hakkıdır. Peki ne oldu da bu sözleşme bir anda yok sayıldı? Kimler kimleri nerelere maaşlı işe başlattı da bu sözleşme rafa kaldırıldı?"
BEKİR AYDIN DÖNEMİNDE NE DEĞİŞTİ?
Durmuş'a göre, Neşet Çağlayan döneminde pazarcının hakkı sözleşme ile güvence altına alınmışken, Bekir Aydın döneminde bu sözleşme fiilen yok sayıldı.
 "Bir sabah kalktık, pazaryeri artık pazarcının değil denildi. Oysa bu sözleşme yürürlükte. Hukuken iptal edilmiş bir belge yok. Ama uygulamada pazarcının tüm hakları elinden alındı."
161 BİN TL BORÇ ÇIKARILDI: HEM PAZARYERİNİ ALDIN HEM PARAYI
Durmuş'un en sert tepki gösterdiği konulardan biri de pazarcılara çıkarılan 161 bin TL'lik borç oldu.
Şu soruları yöneltti:
 "2016'da pazarcılar derneğine verilen pazaryeri, sonra ne oldu da belediyeye geçti? Derneğin topladığı parayı bugün belediye nasıl topluyor? Pazaryeri pazarcıya ait değil deniliyor ama pazarcıya 161 bin TL borç çıkarılıyor. Hem parayı alıyorsun hem pazaryerini geri alıyorsun. Bu 161 bin TL zaten pazaryerinin pazarcıya ait olduğunun belgesidir."
PAZARYERİ PAZARCININDIR, ÜÇÜNCÜ ŞAHISLARA PEŞKEŞ ÇEKİLEMEZ
Durmuş, pazaryerinin üçüncü şahıslara farklı amaçlarla kullandırılmasının kabul edilemez olduğunu belirterek sözlerini şöyle tamamladı:
 "Sözleşme maddeleri ortada. Pazaryeri pazarcı esnafınındır. Otoparkı, tuvaleti, kullanım alanları pazarcınındır. Buna rağmen bu alanları başka amaçlarla üçüncü kişilere kullandırmak, pazarcının ekmeğine göz dikmektir. Bu yanlıştan derhal dönülmelidir. Pazarcı bu şehrin yükünü taşıyor, siz o yükü biraz daha artırmak için her yolu deniyorsunuz. Buna izin vermeyeceğiz."
Son sözlerinde yaşananlara artık sabır kalmadığını vurgulayan Orhangazi Muhtelif Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Turgay Durmuş, bu tablonun basit bir idari hata değil, pazarcının hakkına açık bir müdahale olduğunu ifade etti. "Bu pazaryeri pazarcınındır. 2016'da imzaladığımız sözleşme ortadadır, maddeleri ortadadır. Otoparkı da tuvaleti de kullanım alanları da pazarcıya kazandırılmıştır. Bugün çıkıp 'burası artık senin değil' demek, pazarcının alın terini yok saymaktır" sözleriyle tepki gösteren Durmuş, pazarcıya önce on kat artırılan işgaliye bedellerinin dayatıldığını, ardından 'diğer gelirler' adı altında metre başına 100 TL depo parası toplanarak esnafın adeta soyulduğunu dile getirdi.
 "Bir taraftan pazaryerini pazarcının elinden alıyorsunuz, bir taraftan da 161 bin TL borç çıkarıp parayı tahsil ediyorsunuz. Hem parayı alıp hem pazaryerini geri almak hangi vicdana sığar? Bu 161 bin lira zaten buranın pazarcıya ait olduğunun en somut belgesidir" diyen Durmuş, sözleşme yürürlükteyken pazaryerinin üçüncü şahıslara farklı amaçlarla kullandırılmasını da açık bir gasp olarak nitelendirdi.
Durmuş'a göre Orhangazi Kapalı Pazaryeri'nde yaşananlar artık münferit uygulamalarla açıklanamayacak boyuta ulaşmış durumda. "Burada yapılan şey pazarcının hakkını parça parça elinden almaktır. Otoparktan tezgâha, işgaliyeden depo parasına kadar her kalem pazarcının belini kırmak için devreye sokuluyor. Pazarcı bu şehrin üreticisidir, bu şehrin yüzüdür. Onu yok sayan anlayış Orhangazi'nin geleceğini de yok sayıyor" ifadeleriyle sözlerini noktalayan Durmuş, bu sürecin karşısında durmaya devam edeceklerini vurguladı.
ÖZEL HABER MUHARREM DEĞİRMEN / 3. GÖZ HRA
 
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
logo

   E-posta: bilgi(@)ucuncugozgazetesi.com
Tüm hakları Üçüncü Göz Gazetesi adına saklıdır: ©2019-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir.