HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 08 OCAK 2026, PERŞEMBE

SIRÇA SARAYLAR VE KİBRİTÇİ KIZLAR

07.01.2026 00:00
Açıklanan asgari ücret rakamı, bir annenin mutfağında tenceresinde ne kaynatacağını bilememesi demektir. Çocuğu canının çektiği yemeği isterken gözlerini evladından kaçırmasıdır. Bir babanın akşam eve dönerken adımlarını yavaşlatması; eşine ve çocuklarına karşı duyduğu mahcubiyettir.
Bu kara kışta, sıcacık yuvalarında pencerelerinden karın masum güzelliğini, doğanın şölenini izleyemeyecek çocuklar olacak. Çünkü o pencerenin ardında yalnızca soğuk değil; yoksulluk, eksilen umutlar ve çaresizlik var.

Bu yoksulluk sadece çocukları değil, bir ömrünü çalışarak geçirmiş insanları da vuruyor.
Emekliler… Yıllarca emek vermiş, mücadele etmiş insanlar… Şimdi huzur içinde yaşamaları gerekirken, market market dolaşıp daha ucuz gıdaya nasıl ulaşırım derdine düşmüş durumdalar.

Sırça saraylarının sıcak salonlarındaki efendiler ise yine vatandaşı ekonomik olarak üşüttüler. En çok da inancı alet ederek… Halkı, her gün biraz daha azına razı olmaya alıştırdılar. Fakirlere cennetin en güzel köşelerini vaat ederken, kendilerine dünyanın en lüks evlerini reva gördüler. Vatandaşa sabretmeyi güzelleyip, kendilerine "itibardan tasarruf olmaz" telkininde bulundular.
Hem de bunu; bir hırkası iki olmayan, belki ömrü boyunca karnı tam doymamış, "Komşusu açken tok yatan bizden değildir" diyen bir peygamberin (sav) arkasına sığınarak yaptılar. İnsanlara, kişisel servetlerini İslam ve insanlar için harcayan Hz. Ebu Bekir'i (ra), Hz. Osman'ı (ra), Hz. Ali'yi (ra) anlattılar. Kendileri ise servetlerine servet kattılar.
Ülkede işsizlik tavan yapmışken; çocuklarını, vatandaşın gözünün içine baka baka, yemenin içmenin bedavaya yakın olduğu, maaşın hiç aksamadığı yerlere yerleştirdiler. "Bal tutan parmağını yalar" anlayışını topluma benimsettiler. O sözü söyleyen atalarımızdan bile bugün şikâyetçiyken, bunlar kovanı sırtlandılar.
Bu ülkede yoksulluk artık bir istisna değil; sistemin kendisi hâline gelmiştir. Geçim sıkıntısı yalnızca cebimizi değil, onurumuzu da kemiriyor. İnsanlar borçla ayakta durmaya çalışırken, çocuklar erken büyümek zorunda kalıyor.
İtirazım var.
Ekonomik olarak gittikçe açılan bu makasa itiraz ediyorum. İki asgari ücretin ancak bir ailenin en temel ihtiyaçlarını karşılayabiliyor olmasını kabul etmiyorum. Mevcut düzen içinde bir annenin çalışmak zorunda bırakılmasına da itiraz ediyorum. Çalışma saatleri, asgari ücret tutarı ve kreş fiyatları denkleminin artık çözülmesi gerektiğini düşünüyorum.
Velhasıl kelam; sosyal devlet sadece anayasada yazan bir madde değildir. Sosyal devlet, bir çocuğun tok uyumasıdır. Geleceğe güvenle bakabilmesidir. Bir emeklinin huzur içinde yaşamını sürdürebilmesidir.
Biz halkız. Devletin sahibiyiz. Devlet de halkın hizmetkârıdır.
Unutmayalım: Talep etmek geliştirir, çalıştırır. Hesap sormak, hak aramak bizi ileriye taşır. Ağlamayan bebeğe mama vermezler. Kanaat ettikçe düzelmek yerine, omuzlarımıza daha ağır yükler bindiriliyor.
Elbette bir ülkede mücadele edilecekse, bu mücadele adil bir zeminde olur. Gelirin adil paylaşıldığı, yükün eşit taşındığı bir düzende herkes dişini sıkar, herkes sabreder.
Ama birileri şatafat içinde yaşarken; diğerine yoksulluğu, sabrı ve kanaati reva görüyorsa…
İşte buna itiraz ediyorum.

 
Neşe BAKIŞ / Kadrajımdaki Hayat / diğer yazıları
•SIRÇA SARAYLAR VE KİBRİTÇİ KIZLAR 07 00:00:00.01.2026
•HALKA GÜVEN, DÜŞMANA KORKU SALAN KAHRAMANLAR 02 00:00:00.01.2026
•ÖMRÜN İÇİNDE BİR AN,ANIN İÇİNDE BİR ÖMÜR 24 00:00:00.12.2025
•YENİ YIL ÜZERİNE 17 00:00:00.12.2025
•KÖYLÜ HÂLÂ MİLLETİN EFENDİSİ Mİ ? VURUN ABALIYA ! 10 00:00:00.12.2025
•BİR VARMIŞ, BİR YOKMUŞ,HER YAŞAM BİR MASALMIŞ 03 00:00:00.12.2025
•DUS KRİZİ: GENÇ HEKİMLERİN EMEK VE UMUT SINAVI 27 00:00:00.11.2025
•GÜNEŞİ BALÇIKLA SIVAYAMAZSINIZ 10 00:00:00.11.2025
•TOPLUMSAL ÖĞRETİLER VE KADININ KADERİ 05 00:00:00.11.2025
•YASEMİN MİNGUZZİ, BİR AHMET’İ KAYBETTİ; BİN AHMET İÇİN MÜCADELEYE DEVAM EDİYOR 29 00:00:00.10.2025
•AĞLARIN IŞILTIŞI,DOĞANIN FISILTISI 22 00:00:00.10.2025
•“Doğu Türkistan’ın sınırı mı bizden uzak, yoksa bizim vicdanımız mı Doğu Türkistan’dan uzak?” 14 00:00:00.10.2025
•SUMUT’UN CESARETİ VS GAZETECİLİĞİN SINAVI 08 00:00:00.10.2025
•KENDİ GÖZÜNLE GÖR, KENDİ AKLINLA DÜŞÜN 02 00:00:00.10.2025
•MİNİ MİNİ BİRLER, ENDİŞELİ VELİLER 25 00:00:00.09.2025
•KALPTEN DİZEYE : BİR ŞEHİT 17 00:00:00.09.2025
•ESARETTEN HÜRRİYETE 10 00:00:00.09.2025
•ACIDAN UMUDA YOLCULUK 03 00:00:00.09.2025
•BİR ÇİFT MAVİ GÖZ VE İNANCIN ZAFERİ 29 00:00:00.08.2025
•KİLİMDEN GÜLPEMBE’YE, MAĞUSA’DAN SÜRGÜN’E 20 00:00:00.08.2025
•Tanımak, Anlamak, İnsanlaşmak 12 00:00:00.08.2025
•Ağaçların Gölgesinde Büyümek 05 00:00:00.08.2025
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
logo

   E-posta: bilgi(@)ucuncugozgazetesi.com
Tüm hakları Üçüncü Göz Gazetesi adına saklıdır: ©2019-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir.