HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 02 OCAK 2026, CUMA

NADIR’DA SADECE TESİS Mİ YENİLENİYOR, TARİH Mİ YOK EDİLİYOR?

02.01.2026 09:36
NADIR’DA SADECE TESİS Mİ YENİLENİYOR, TARİH Mİ YOK EDİLİYOR?
NADIR’DA SADECE TESİS Mİ YENİLENİYOR, TARİH Mİ YOK EDİLİYOR?
Orhangazi'nin Hamzalı yolu üzerinde, çam ormanlarının arasında yer alan Nadır Piknik Alanı ve Sosyal Tesisleri, yıllardır yalnızca bir mesire alanı değil, aynı zamanda eski yerleşim izleri taşıyan arkeolojik bir saha olarak bilinmektedir. Bu bölge, gerek çevrede yaşayan vatandaşların anlatımları gerekse geçmiş yıllarda ortaya çıkan kalıntılar nedeniyle uzun süredir sit alanı olarak tanımlanmakta, buna rağmen son yıllarda yapılan kapsamlı yıkım, kazı ve inşaat çalışmaları kamuoyunda ciddi soru işaretleri oluşturmaktadır.
Yıllardır süren yenileme söylemlerine rağmen bugün gelinen noktada, Nadır'da yürütülen çalışmaların hangi bilimsel ve hukuki zemin üzerinde ilerlediği, hangi kurumların onayıyla hareket edildiği ve bu süreçte ortaya çıkan tarihi değerlerin akıbetinin ne olduğu Orhangazi halkına açık şekilde anlatılmış değildir.
SİT ALANLARINDA ÇALIŞMA YAPMANIN HUKUKİ ÇERÇEVESİ
Türkiye'de sit alanı olarak tescil edilen bölgelerde yapılacak her türlü fiziki müdahale, sıradan bir belediye hizmeti olarak değerlendirilemez. 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu uyarınca, bu tür alanlarda Bursa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararı, koruma amaçlı imar planı onayı, arkeolojik sondaj ve kurtarma kazısı izinleri ile çalışma süresince uzman arkeolog ve sanat tarihçisi gözetimi zorunludur. Belediyeler, ister sosyal tesis ister mesire alanı olsun, bu kurullardan onay almadan kazma vuramaz, temel açamaz, altyapı çalışması yapamaz.
Bu noktada Orhangazi Belediyesi'ne yöneltilen temel soru açıktır: Nadır'da yürütülen yıkım, kazı ve inşaat faaliyetleri için Bursa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'ndan hangi tarihlerde hangi izinler alınmıştır.
KAZILAR SIRASINDA ORTAYA ÇIKAN TARİHİ BULUNTULARIN AKIBETİ
Nadır'daki çalışmalar sırasında eski yapı temellerine, duvar izlerine, seramik parçalarına ve farklı dönemlere ait olduğu değerlendirilen kalıntılara rastlandığı yönündeki bilgiler, gerek sahada görev alan çalışanlar gerekse bölge sakinleri tarafından defalarca dile getirilmiştir. Bu bulguların bazıları sosyal medya paylaşımlarına da yansımış, ancak resmi makamlar tarafından bu buluntuların içeriğine dair detaylı bir açıklama yapılmamıştır.
Oysa sit alanlarında ortaya çıkan her bir tarihi eser, bulunduğu anda tutanak altına alınmak, fotoğraflanmak, müze müdürlüğüne bildirilmek ve envantere kaydedilmek zorundadır. Bu sürecin işletilip işletilmediği, Nadır'da bulunan buluntuların kaç adet olduğu, hangi müzeye teslim edildiği, envanter numaralarının ne olduğu ve bilimsel değerlendirmelerinin yapılıp yapılmadığı bugün hâlâ belirsizdir.
ÇALIŞMALAR HANGİ UZMANLARIN GÖZETİMİNDE YÜRÜTÜLDÜ
Bir sit alanında yapılacak her çalışmanın başında, alanında uzman bir arkeolog, restorasyon uzmanı ve sanat tarihçisinin yer alması gerekir. Bu uzmanların görevi yalnızca kazı esnasında bulunmak değil, çalışmanın her aşamasını belgelemek, raporlamak ve koruma kurullarına düzenli bilgi sunmaktır.
Nadır'da yürütülen çalışmalar sırasında hangi üniversitelerden, hangi kurumlardan, hangi isimlerin görev aldığı, bu kişilerin hangi raporları hazırladığı ve bu raporların nerede olduğu kamuoyuna açıklanmış değildir. Eğer bu çalışmalar uzman eşliğinde yapılmışsa, Orhangazi Belediyesi bu raporları neden paylaşmamaktadır.
HANGİ BİLİNÇLE, HANGİ YAKLAŞIMLA BU ALAN YENİLENİYOR
Belediye tarafından sıkça kullanılan ifade şudur: Baştan aşağı yenileniyor. Ancak bu ifade, bir sit alanı için ciddi bir risk barındırmaktadır. Baştan aşağı yenileme söylemi, tarihi dokunun korunarak yaşatılmasını değil, eski olanın yıkılıp yerine yenisinin yapılmasını çağrıştırmaktadır.
Oysa kültürel miras alanlarında esas olan, yıkmak değil korumak, örtmek değil görünür kılmak, yok etmek değil belgeleyerek yaşatmaktır. Nadır'da uygulanan model ise kamuoyuna yansıdığı kadarıyla bir koruma projesinden ziyade, hızlı inşaat ve görsel dönüşüm mantığıyla yürütülen bir uygulama izlenimi vermektedir.
BELEDİYEYE DÜŞEN HESAP VERME SORUMLULUĞU
Orhangazi Belediyesi, Nadır gibi tarihsel ve arkeolojik değeri olan bir alanda yürüttüğü her faaliyetin hesabını Orhangazi halkına vermekle yükümlüdür. Bu sorumluluk yalnızca hukuki değil, aynı zamanda gelecek kuşaklara karşı bir vicdan borcudur.
Bugün hâlâ şu sorular cevapsızdır: Nadır için Bursa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'ndan hangi izinler alındı, bu izinler hangi tarihlerde verildi, kazılar sırasında kaç adet tarihi buluntu ortaya çıktı, bu buluntular bugün nerede, hangi müzeye teslim edildi, hangi uzmanlar sahada görev yaptı ve hazırlanan bilimsel raporlar neden kamuoyuyla paylaşılmadı.
NADIR'DA MESELE TESİS DEĞİL TARİHTİR
Nadır Piknik Alanı yalnızca piknik masalarından ibaret bir alan değildir. Burası Orhangazi'nin geçmişini bugüne taşıyan sessiz bir tanıktır. Bugün orada yapılan her yıkım, her kazı, yalnızca betonu değil, aynı zamanda ilçenin tarih hafızasını da ilgilendirmektedir.
Eğer Orhangazi Belediyesi bu alanı gerçekten kente kazandırmak istiyorsa, önce Nadır'ın tarihini, arkeolojik değerini ve kültürel mirasını şeffaf biçimde ortaya koymak zorundadır. Aksi halde bugün yapılan her çalışma, yarın telafisi mümkün olmayan bir tarih kaybı olarak Orhangazi'nin siciline yazılacaktır.
NADIR KÖYÜ: ORHANGAZİ'NİN SU KAYNAĞI ETRAFINDA KURULAN KAYIP YERLEŞİM
Orhangazi'nin Hamzalı Köyü yolu üzerinde, bugün Nadır Piknik Alanı olarak bilinen bölgede yer alan Nadır, aslında sadece bir mesire alanı değil; tarihi belgeler, arkeolojik bulgular ve akademik araştırmalar ışığında önemli bir yerleşim merkezi olarak öne çıkmaktadır.
2003 yılında bölgede yapılan çevre düzenlemesi çalışmaları sırasında mermer sütunlar ve sütun başlıklarının bulunarak Orhangazi Belediyesi'ne teslim edildiği bilinmektedir. Bu buluntular, alanda Roma ya da Bizans dönemine ait bir hamam yapısının bulunduğunu ve bu hamamın çevresinde bir yerleşim alanının geliştiğini göstermektedir. Bölgede halen çok güçlü bir içme suyu kaynağının bulunması da bu tespiti desteklemektedir. Antik ve Orta Çağ dönemlerinde yerleşimlerin genellikle güçlü su kaynakları etrafında şekillendiği dikkate alındığında, Nadır'ın tarih boyunca önemli bir yaşam alanı olduğu anlaşılmaktadır.
Osmanlı arşiv belgeleri de bu bilgileri doğrulamaktadır. 1530 tarihli Tahrirat Defteri'nde Nadır'ın Gürle Bucağı'na bağlı, iki haneli küçük bir köy olarak kaydedildiği görülmektedir. Aynı belgelerde Sultan I. Murat'ın bu köyü Candarlı İbrahim Paşa'ya mülk olarak verdiği, Paşa'nın da Nadır'ı İznik'teki imaretine vakfettiği anlaşılmaktadır. Bu durum, köyün sadece bir yerleşim alanı değil, aynı zamanda vakıf sistemi içinde yer alan ekonomik ve sosyal bir yapı olduğunu göstermektedir.
Bazı kaynaklarda ise Nadır'ın iki değil, on dört haneli bir köy olduğu ve daha sonra Pazarköy'ün kurulması sürecinde bugünkü Orhangazi ilçe merkezine göç ettiği bilgisi yer almaktadır. Bu iddialar, Nadır'ın zamanla terk edilen ve nüfusu dağılan bir köy konumuna geldiğini ortaya koymaktadır.
Araştırmacı Raif Kaplanoğlu'nun aktardığı önemli bir başka bilgi ise, bölgede Şair Nadiri'ye ait bir şiirin yer aldığı mezar taşının bulunduğu yönündedir. Kaplanoğlu, köyün adının da bu mezar taşındaki ifadelerden gelmiş olabileceğini belirtmektedir. Bu tespit, Nadır'ın adının yalnızca bir coğrafi tanımlama değil, aynı zamanda edebi ve kültürel bir geçmişe dayandığını göstermektedir.
Tüm bu bilgiler, bugün piknik alanı olarak kullanılan Nadır'ın aslında Roma ve Bizans dönemlerine uzanan arkeolojik katmanlara, Osmanlı vakıf sistemine dahil olmuş bir köy geçmişine ve edebi izler taşıyan derin bir tarihsel mirasa sahip olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.
Muharrem Değirmen ÖZEL HABER 3. GÖZ HRA
 
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
logo

   E-posta: bilgi(@)ucuncugozgazetesi.com
Tüm hakları Üçüncü Göz Gazetesi adına saklıdır: ©2019-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir.