HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 28 OCAK 2026, ÇARŞAMBA

BORÇ OSMANLI’DAN KALDI, ÖDEMEK CUMHURİYET’E DÜŞTÜ

28.01.2026 00:00
Tarih bazen bize sadece savaşları ve kahramanlıkları anlatmaz; bazen de devletlerin önüne bırakılan ağır hesap defterlerini gösterir. Osmanlı Devleti'nin 19. yüzyılda içine düştüğü mali darboğaz da işte böyle bir defterdi. 



Savaş vardı, para yoktu. 

Ordu vardı, silah yoktu. 

Devlet vardı ama hazine boştu.



Kırım Savaşı'yla birlikte Osmanlı ilk kez büyük ölçekli dış borçlanmaya gitti. İngiliz ve Fransız bankaları devreye girdi, Avrupa maliyesi Osmanlı'nın kapısını çaldı. Bu süreçte Rothschild ailesi gibi büyük bankerler de borç verenler arasındaydı. 



Borç alındı; karşılığında gümrük gelirleri, vergiler, hatta geleceğin parası teminat gösterildi. Devlet, kendi gelirine ipotek koyar hâle geldi.



Borç borcu doğurdu. Ödenemeyen her borç yeni bir borcun kapısını açtı. 1875'te Osmanlı artık "ödeyemiyorum" dedi.



Ardından Düyûn-ı Umûmiye kuruldu.



Yani Osmanlı'nın bazı gelirleri doğrudan alacaklıların kontrolüne geçti. 



Devlet vardı ama hazinenin anahtarı başkasındaydı.!



İmparatorluk çöktüğünde, masada sadece haritalar değil, kalın borç dosyaları da vardı. 



1923 Lozan Antlaşması'yla yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti, Osmanlı'dan kalan dış borçların önemli bir bölümünü devraldı.



Yapılan anlaşmalar sonucunda Türkiye'ye düşen borç tutarı, çeşitli kaynaklara göre yaklaşık 80 ile 110 milyon Osmanlı altın lirası arasında belirlendi; yaygın kabul gören rakam ise yaklaşık 107 milyon Osmanlı altın lirasıdır.



Burada kritik soru şuydu: Yeni devlet bu borçları ne yapacaktı?



Mustafa Kemal Atatürk'ün liderliğindeki Cumhuriyet yönetimi kolay yolu seçmedi. "Bu borçlar bizim değil" demedi. Borcu inkâr etmedi, ertelemedi. Borçlar kabul edildi, yeniden yapılandırıldı ve yokluk içindeki bir ülkede düzenli şekilde ödenmeye başlandı. 



1928'den itibaren taksitler ödendi; Osmanlı'dan kalan son borç, 25 Mayıs 1954'te tamamen kapatıldı.



Bu borçların bugünkü karşılığı ise sıkça yanlış veya abartılı biçimde ifade edilir. Altın bazlı, sade bir hesapla bakıldığında; Türkiye'nin üstlendiği yaklaşık 107 milyon Osmanlı altın lirası, yuvarlak olarak 30 ton civarında bir altın karşılığına denk gelmektedir. 



Ancak bu yalnızca nominal ve kabaca bir referanstır. Ekonomistler, borcun reel yükünü hesaplarken faizler, ödeme süresi, satın alma gücü ve dönemin ekonomik şartlarını da hesaba katarlar. 



Bu yöntemlerle bakıldığında, borcun bugünkü ekonomik karşılığı çok daha yüksek tutarlara ulaşabilmektedir. Dolayısıyla burada asıl mesele rakamdan çok, bu yükün kim tarafından ve nasıl taşındığıdır.



Cumhuriyet, borcu miras aldı ama borçla yaşamayı tercih etmedi. Ödeyip defteri kapattı.



Atatürk'ün kurduğu devlet enkazdan çıkıp borcunu ödeyerek itibar kazandı. Bugün aynı itibarın hangi masalarda hangi mazeretlerle harcandığıysa ortada ve tarih bunu not ediyor.

24 Ocak 2026

 
Mustafa AYDIN / diğer yazıları
•BORÇ OSMANLI’DAN KALDI, ÖDEMEK CUMHURİYET’E DÜŞTÜ 28 00:00:00.01.2026
•İhtişamın Gölgesinde Eriyen Saygı 20 00:00:00.01.2026
•Temelden Gelen Sesler 15 00:00:00.01.2026
•Mağdurun Maskesi ve Demokratik Görünümlü İktidarların Sonu 07 00:00:00.01.2026
•Rahmet Ölümü Beklemez 02 00:00:00.01.2026
•Bozkırdan Yükselen Cumhuriyet 24 00:00:00.12.2025
•“Gördüğü insan kardeşini sevmeyen, görmediği Allah’ı sevemez.” 17 00:00:00.12.2025
•Köyleri Boşalttık, Şimdi Şehirlerde Konut Arıyoruz 10 00:00:00.12.2025
•Bir Ülkenin Kriterleri Bozulursa 03 00:00:00.12.2025
•Bu Gençliği Kim Bu Hale Getirdi? 27 00:00:00.11.2025
•Bir Liderin Ardından: 10 Kasım 10 00:00:00.11.2025
•Takke, Türban, Saray ve Medeniyet 05 00:00:00.11.2025
•Aydınlanma: Akılla Başlayan Yolculuk 29 00:00:00.10.2025
•Tefekkür 22 00:00:00.10.2025
•“Kutsal Liderler Ülkesi” 14 00:00:00.10.2025
•Körlük ve Vicdan 08 00:00:00.10.2025
•Ahlak Yerine Marka, Vicdan Yerine Dedikodu 02 00:00:00.10.2025
•Silahsız Kuvvetler ve Sessiz Yığınlar 25 00:00:00.09.2025
•Havadan Gelen Zehir mi, Yoksa Yaşadığımız Çağın Bedeli mi? 17 00:00:00.09.2025
•Taraf Olacaksak Ahlâkın ve Adaletin Tarafında Olalım 10 00:00:00.09.2025
•Zamanın İçinde Ölmeden Yaşamak 03 00:00:00.09.2025
•Özgürlüğün Sonsuz Nefesi 29 00:00:00.08.2025
•Aynı Ülkede, Ayrı Dünyalar 20 00:00:00.08.2025
•Zekâ Kalabalıkta Erir mi? – Ringelmann Etkisinden Günümüze Akıl Tembelliği 12 00:00:00.08.2025
•Müritleşen Zihinler ve İki Yakanın Ortasında Kalanlar 05 00:00:00.08.2025
•Bilgiye Savaş Açanların Karanlığında Yaşamak 29 00:00:00.07.2025
•EMEKLİ BİR PROFESÖRÜN FERYADI ÜZERİNE 15 00:00:00.07.2025
•Din Adamı Yoktur, Dindar İnsan Vardır 02 00:00:00.07.2025
•Harfleri Kutsadık, Hakikati Kaybettik 25 00:00:00.06.2025
•KAŞGAR’DA BAŞLAYAN MÜCADELE 18 00:00:00.06.2025
•YELPAZEYE DÖNÜŞEN SADAKAT: AKLINI KİRAYA VERENLER 11 00:00:00.06.2025
•Devletin Maliyesi mi, Bir Şirketin Bilançosu mu? 29 00:00:00.05.2025
•19 Mayıs ve Bir Milletin Yeniden Doğuşu 18 00:00:00.05.2025
•ELEŞTİRMEK SUÇ DEĞİL, SORUMLULUKTUR 13 00:00:00.05.2025
•Suçlular Dışarıda, Gazeteciler İçeride 05 00:00:00.05.2025
•Kavramlar, Kavgalar ve Kördüğüm Zihinler 22 00:00:00.04.2025
•İklim Adına Dayatılan Yeni Tutsaklık 16 00:00:00.04.2025
•Yapay Zeka Manipülasyonu ve Medya Okuryazarlığı 09 00:00:00.04.2025
•Adaletin Sessiz Çöküşü 26 00:00:00.03.2025
•Çanakkale: Ruhların Zaferi 18 00:00:00.03.2025
•Türkiye’de Siyasi Söylem Değişikliği ve Muhalefetin Çıkmazı 12 00:00:00.03.2025
•Yapay Zeka Hizmetkâr mı, Tehdit mi? 05 00:00:00.03.2025
•Kime Nasıl Anlatsak 18 00:00:00.02.2025
•Sosyal Medya ve Troll Gerçeği 12 00:00:00.02.2025
•İslam'da İktidar Sahiplerinin Adaleti 29 00:00:00.01.2025
•Çöp bidonu..! 18 00:00:00.11.2024
•"Allah'tan kork, kuldan utan" 09 00:00:00.10.2024
•Eğri taştan doğru duvar olmuyor işte. 10 00:00:00.09.2024
•Bağır, çağır, azarla, memleketi pazarla.. 08 00:00:00.07.2024
•Kültür yolunda tasarruf olmaz, festival olur..! 27 00:00:00.06.2024
•İtibar "tasarrufla olur" 31 00:00:00.05.2024
• "Her fabrika bir kaledir." 20 00:00:00.05.2024
•Fulbright mı? Full ihanet mi? 12 00:00:00.05.2024
•Unutmayın ki; sonsuz iktidar yoktur..! 18 00:00:00.04.2024
•Şiir yazamadık ama şiir gibi bir seçim yaptık.. 04 00:00:00.04.2024
•Shrinkflasyon 05 00:00:00.02.2024
•Bizi ancak utanç kurtarabilir.. 12 00:00:00.01.2024
•Zarf başka mazruf başka.. 03 00:00:00.01.2024
•Kirli çamaşırlar..! 27 00:00:00.12.2023
•Zulüm bizdense, Ben bizden değilim..! 20 00:00:00.12.2023
•Biraz oradan, biraz buradan. Artık hepsi sıradan..! 12 00:00:00.12.2023
•Samimiyet içten gelir, dilden değil.! 05 00:00:00.12.2023
•Ya tutarsa.. 15 00:00:00.11.2023
•Yeni bakanlar, eski sloganlar..! 17 00:00:00.10.2023
•Sosyal medyanın Müslüman siyasetçileri..! 12 00:00:00.10.2023
•Önceliğimiz anlamak olmalı.! 26 00:00:00.09.2023
•Aynı tas aynı hamam.. 19 00:00:00.09.2023
•Taban önemli..! 06 00:00:00.09.2023
•Ekonomik bağımsızlığı olmayan bir ülke, demokratik ve özgür olamaz..! 16 00:00:00.08.2023
•Akıl tutulması... 10 00:00:00.08.2023
•Aset mi kaldı.? 03 00:00:00.08.2023
•Sağlık, ekonomi, siyaset..! 28 00:00:00.07.2023
•Keşke yanılmış olsaydık.! 27 00:00:00.06.2023
•Ekonomik bağımsızlığı olmayan bir ülke, demokratik ve özgür olamaz..! 12 00:00:00.06.2023
• Ekonomide "bir ileri iki geri." 30 00:00:00.05.2023
•Yeni Türkiye ve yeni siyaset dili..! 17 00:00:00.05.2023
•Yordunuz artık..! 08 00:00:00.05.2023
•Bu topraklarda 01 00:00:00.05.2023
•Pergel metaforu 18 00:00:00.04.2023
•Bahaneleri hep aynı..! 03 00:00:00.04.2023
•İtibardan tasarruf olmaz diyenlere itibar etmeyin 20 00:00:00.03.2023
•Seçim sath-ı mailine girerken 13 00:00:00.03.2023
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
logo

   E-posta: bilgi(@)ucuncugozgazetesi.com
Tüm hakları Üçüncü Göz Gazetesi adına saklıdır: ©2019-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir.