HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 18 ŞUBAT 2026, ÇARŞAMBA

“Unutulmayan Osuruk Sendromu”

18.02.2026 00:00
Siyasette bazen bir tek yanlış, yüz doğruyu siler. Hatta öyle bir yanlış olur ki üzerinden yarım asır geçse bile unutulmaz. İnsan hafızası tuhaftır; iyiliği çabuk unutur, travmayı ise nesilden nesile aktarır. 

Türkiye'de muhalefetin, özellikle de Cumhuriyet Halk Partisi'nin iktidara gelememesinin en önemli sebeplerinden biri belki de tam burada gizlidir.

Bugün ülkede ekonomik sıkıntılar konuşuluyor. Emekli geçinemediğini söylüyor, dar gelirli ay sonunu getiremiyor. Eğitim sistemine dair şikâyetler artıyor, adalet mekanizmasına güven sorgulanıyor, torpil ve adam kayırma iddiaları toplumun vicdanını yaralıyor.

Bütün bunlara rağmen hatırı sayılır bir kesim yine de iktidarın yanında durabiliyor. Neden?

Çünkü mesele sadece ekonomi değil. Mesele hafıza.

Zihinlerde diri tutulan bir korku var:

"Ya muhalefet gelirse din elden giderse? Ya camiler kapanırsa? Ya başörtüsüne dokunulursa? Ya maneviyatımıza müdahale edilirse?"

Bu korkular bugünün ürünü değil. 50–60–70 yıl öncesine uzanan, bir kısmı gerçek, bir kısmı abartılmış, bir kısmı da kulaktan kulağa büyümüş anlatılarla beslenmiş bir tarihsel hafıza söz konusu. "Camiler kapatıldı", "başörtülüler dışlandı", "dindarlar hor görüldü" gibi söylemler, zamanla siyasetin en güçlü psikolojik malzemesine dönüştü.

Ve ne yazık ki muhalefet, özellikle Cumhuriyet Halk Partisi, bu hafızayla tam anlamıyla yüzleşip güçlü bir güven dili inşa edemedi. "Artık öyle değil" demek yetmedi. Hatta zaman zaman yapılan bazı sembolik çıkışlar, bu eski korkuları yeniden hatırlatacak etki oluşturdu.

Oysa toplum psikolojisi basittir: İnsan, cebindeki eksik parayı bir süre sineye çeker; ama kimliğine ve inancına dair tehdit algılarsa savunmaya geçer. Ve savunma refleksi, çoğu zaman ekonomik rasyonelliğin önüne geçer.

Bunu çok iyi anlatan bir fıkra vardır:

İmam Efendi, camide namaz kıldırırken kazayla osuruvermiş. Öyle bir utanmış ki namazı bırakıp hemen eve gelmiş:

— Hanım, demiş, camide böyle bir şey oldu. Ben artık bu köyde kimsenin yüzüne bakamam. Toplan, gidiyoruz!

Gerçekten de evi barkı toplayıp başka diyara taşınmışlar.

Aradan yirmi yıl geçmiş. İmamın içine memleket hasreti düşmüş:

— Hanım, demiş, yirmi yıl oldu. Kim hatırlayacak artık? Dönelim köyümüze.

Köyün girişinde bir çoban görmüşler. İmam temkinli davranmış:

— Sen burada bekle hanım, ben bir sorayım.

Çobana yaklaşmış:

— Selâmün aleyküm evladım. Kaç yaşındasın?

Çoban cevap vermiş:

— Vallahi amca yaşımı bilmem ama "imamın camide osurduğu yıl" doğmuşum derler.

İmam hanımına dönmüş:

— Kalk hanım, kalk! Bizim kıç tarih olmuş!

İşte mesele tam da budur.

Siyasette bazı hatalar "küçük bir gaf" olarak kalmaz; toplumsal hafızada tarihe dönüşür. İnsanlar geçim sıkıntısına bir süre sabreder, hayat pahalılığına katlanır. Ama kimliğine, inancına, yaşam tarzına dair bir tehdit hissetti mi, o hafıza silinmez.

Türkiye'de mevcut iktidarın uzun yıllardır gücünü koruyabilmesinin en önemli sebeplerinden biri, bu korku hafızasını canlı tutabilmesidir. Seçmeni ekonomik vaatlerle değil, "elde olanı kaybetme" endişesiyle konsolide edebilmesidir. İnsanlar bazen daha iyiye ulaşmak için değil, daha kötü olacağını düşündükleri bir ihtimali engellemek için oy verirler.

Muhalefetin önündeki en büyük sınav budur. "Biz değiştik" demek yetmez; bunu hissettirmek gerekir. Korkuyu küçümsemek değil, anlamak gerekir. Çünkü seçmen çoğu zaman cebine değil, zihnindeki korkuya oy verir.

Türkiye'de muhalefet hâlâ o köyün girişinde duruyor; "Artık unutulmuştur" zannediyor.

Oysa toplum bazen yaşı bile bir hatayla hesaplar.

Siyasette tek bir yanlış bile tarih olur.

Ve tarih olan şey, sandıkta karşınıza çıkar.

Satır Araları - 17 Şubat 2026

 
Mustafa AYDIN / diğer yazıları
•“Unutulmayan Osuruk Sendromu” 18 00:00:00.02.2026
•Bu Şehrin Derdi Trafik Değil, Tarafgirlik 10 00:00:00.02.2026
•Adalet Mülkün Temelidir 03 00:00:00.02.2026
•BORÇ OSMANLI’DAN KALDI, ÖDEMEK CUMHURİYET’E DÜŞTÜ 28 00:00:00.01.2026
•İhtişamın Gölgesinde Eriyen Saygı 20 00:00:00.01.2026
•Temelden Gelen Sesler 15 00:00:00.01.2026
•Mağdurun Maskesi ve Demokratik Görünümlü İktidarların Sonu 07 00:00:00.01.2026
•Rahmet Ölümü Beklemez 02 00:00:00.01.2026
•Bozkırdan Yükselen Cumhuriyet 24 00:00:00.12.2025
•“Gördüğü insan kardeşini sevmeyen, görmediği Allah’ı sevemez.” 17 00:00:00.12.2025
•Köyleri Boşalttık, Şimdi Şehirlerde Konut Arıyoruz 10 00:00:00.12.2025
•Bir Ülkenin Kriterleri Bozulursa 03 00:00:00.12.2025
•Bu Gençliği Kim Bu Hale Getirdi? 27 00:00:00.11.2025
•Bir Liderin Ardından: 10 Kasım 10 00:00:00.11.2025
•Takke, Türban, Saray ve Medeniyet 05 00:00:00.11.2025
•Aydınlanma: Akılla Başlayan Yolculuk 29 00:00:00.10.2025
•Tefekkür 22 00:00:00.10.2025
•“Kutsal Liderler Ülkesi” 14 00:00:00.10.2025
•Körlük ve Vicdan 08 00:00:00.10.2025
•Ahlak Yerine Marka, Vicdan Yerine Dedikodu 02 00:00:00.10.2025
•Silahsız Kuvvetler ve Sessiz Yığınlar 25 00:00:00.09.2025
•Havadan Gelen Zehir mi, Yoksa Yaşadığımız Çağın Bedeli mi? 17 00:00:00.09.2025
•Taraf Olacaksak Ahlâkın ve Adaletin Tarafında Olalım 10 00:00:00.09.2025
•Zamanın İçinde Ölmeden Yaşamak 03 00:00:00.09.2025
•Özgürlüğün Sonsuz Nefesi 29 00:00:00.08.2025
•Aynı Ülkede, Ayrı Dünyalar 20 00:00:00.08.2025
•Zekâ Kalabalıkta Erir mi? – Ringelmann Etkisinden Günümüze Akıl Tembelliği 12 00:00:00.08.2025
•Müritleşen Zihinler ve İki Yakanın Ortasında Kalanlar 05 00:00:00.08.2025
•Bilgiye Savaş Açanların Karanlığında Yaşamak 29 00:00:00.07.2025
•EMEKLİ BİR PROFESÖRÜN FERYADI ÜZERİNE 15 00:00:00.07.2025
•Din Adamı Yoktur, Dindar İnsan Vardır 02 00:00:00.07.2025
•Harfleri Kutsadık, Hakikati Kaybettik 25 00:00:00.06.2025
•KAŞGAR’DA BAŞLAYAN MÜCADELE 18 00:00:00.06.2025
•YELPAZEYE DÖNÜŞEN SADAKAT: AKLINI KİRAYA VERENLER 11 00:00:00.06.2025
•Devletin Maliyesi mi, Bir Şirketin Bilançosu mu? 29 00:00:00.05.2025
•19 Mayıs ve Bir Milletin Yeniden Doğuşu 18 00:00:00.05.2025
•ELEŞTİRMEK SUÇ DEĞİL, SORUMLULUKTUR 13 00:00:00.05.2025
•Suçlular Dışarıda, Gazeteciler İçeride 05 00:00:00.05.2025
•Kavramlar, Kavgalar ve Kördüğüm Zihinler 22 00:00:00.04.2025
•İklim Adına Dayatılan Yeni Tutsaklık 16 00:00:00.04.2025
•Yapay Zeka Manipülasyonu ve Medya Okuryazarlığı 09 00:00:00.04.2025
•Adaletin Sessiz Çöküşü 26 00:00:00.03.2025
•Çanakkale: Ruhların Zaferi 18 00:00:00.03.2025
•Türkiye’de Siyasi Söylem Değişikliği ve Muhalefetin Çıkmazı 12 00:00:00.03.2025
•Yapay Zeka Hizmetkâr mı, Tehdit mi? 05 00:00:00.03.2025
•Kime Nasıl Anlatsak 18 00:00:00.02.2025
•Sosyal Medya ve Troll Gerçeği 12 00:00:00.02.2025
•İslam'da İktidar Sahiplerinin Adaleti 29 00:00:00.01.2025
•Çöp bidonu..! 18 00:00:00.11.2024
•"Allah'tan kork, kuldan utan" 09 00:00:00.10.2024
•Eğri taştan doğru duvar olmuyor işte. 10 00:00:00.09.2024
•Bağır, çağır, azarla, memleketi pazarla.. 08 00:00:00.07.2024
•Kültür yolunda tasarruf olmaz, festival olur..! 27 00:00:00.06.2024
•İtibar "tasarrufla olur" 31 00:00:00.05.2024
• "Her fabrika bir kaledir." 20 00:00:00.05.2024
•Fulbright mı? Full ihanet mi? 12 00:00:00.05.2024
•Unutmayın ki; sonsuz iktidar yoktur..! 18 00:00:00.04.2024
•Şiir yazamadık ama şiir gibi bir seçim yaptık.. 04 00:00:00.04.2024
•Shrinkflasyon 05 00:00:00.02.2024
•Bizi ancak utanç kurtarabilir.. 12 00:00:00.01.2024
•Zarf başka mazruf başka.. 03 00:00:00.01.2024
•Kirli çamaşırlar..! 27 00:00:00.12.2023
•Zulüm bizdense, Ben bizden değilim..! 20 00:00:00.12.2023
•Biraz oradan, biraz buradan. Artık hepsi sıradan..! 12 00:00:00.12.2023
•Samimiyet içten gelir, dilden değil.! 05 00:00:00.12.2023
•Ya tutarsa.. 15 00:00:00.11.2023
•Yeni bakanlar, eski sloganlar..! 17 00:00:00.10.2023
•Sosyal medyanın Müslüman siyasetçileri..! 12 00:00:00.10.2023
•Önceliğimiz anlamak olmalı.! 26 00:00:00.09.2023
•Aynı tas aynı hamam.. 19 00:00:00.09.2023
•Taban önemli..! 06 00:00:00.09.2023
•Ekonomik bağımsızlığı olmayan bir ülke, demokratik ve özgür olamaz..! 16 00:00:00.08.2023
•Akıl tutulması... 10 00:00:00.08.2023
•Aset mi kaldı.? 03 00:00:00.08.2023
•Sağlık, ekonomi, siyaset..! 28 00:00:00.07.2023
•Keşke yanılmış olsaydık.! 27 00:00:00.06.2023
•Ekonomik bağımsızlığı olmayan bir ülke, demokratik ve özgür olamaz..! 12 00:00:00.06.2023
• Ekonomide "bir ileri iki geri." 30 00:00:00.05.2023
•Yeni Türkiye ve yeni siyaset dili..! 17 00:00:00.05.2023
•Yordunuz artık..! 08 00:00:00.05.2023
•Bu topraklarda 01 00:00:00.05.2023
•Pergel metaforu 18 00:00:00.04.2023
•Bahaneleri hep aynı..! 03 00:00:00.04.2023
•İtibardan tasarruf olmaz diyenlere itibar etmeyin 20 00:00:00.03.2023
•Seçim sath-ı mailine girerken 13 00:00:00.03.2023
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
logo

   E-posta: bilgi(@)ucuncugozgazetesi.com
Tüm hakları Üçüncü Göz Gazetesi adına saklıdır: ©2019-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir.