HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 04 MART 2026, ÇARŞAMBA

Orhangazi’nin geleceğinden çalınan yıllar

04.03.2026 00:00
Orhangazi'de siyaset, olması gereken yerden çoktan kopmuş durumda. Hizmet üretmesi gereken mekanizma, bugün kendi içine kapanmış; halkın sorunlarına çözüm aramak yerine, kendi vitrinini parlatmaya odaklanan bir yapıya dönüşmüş halde. İktidarıyla muhalefetiyle ortaya konulan tablo, bir yönetim ciddiyetinden ziyade, günü kurtarmaya çalışan, algı üzerinden yürüyen ve sorumluluk almaktan kaçınan bir siyaset anlayışını net biçimde ortaya koyuyor.
Bugün Orhangazi'ye yukarıdan bakıldığında görülen şey, planlı büyüyen, sorunlarını çözen, geleceğe hazırlanan bir kent değil; aksine yıllardır biriken problemleri halının altına süpürülmüş, günübirlik hamlelerle idare edilmeye çalışılan bir ilçe gerçeğidir. Üstelik bu tablo yeni de değil. Uzun süredir konuşulan, herkesin bildiği ama bir türlü çözüm üretilmeyen kronik sorunlar artık kangren haline gelmiş durumda.
Ulaşım başlı başına bir kriz alanına dönüşmüş vaziyette. İlçe merkezindeki trafik yoğunluğu, özellikle belirli saatlerde yaşamı kilitleyen bir noktaya ulaşmış durumda. Bu mesele yalnızca araç sayısının artışıyla açıklanamaz. Bu doğrudan plansızlığın, öngörüsüzlüğün ve yönetim zafiyetinin sonucudur. Çünkü şehir yönetimi dediğiniz şey, mevcut durumu yönetmekten ibaret değildir; geleceği öngörmek, riskleri hesaplamak ve buna göre önlem almaktır. Orhangazi'de eksik olan tam da budur.
Ramazan ayında yaşanan tablo ise bu eksikliğin en çarpıcı örneklerinden biri olarak kayıtlara geçmiştir. Günler öncesinden "iftar saatlerinde trafik düzenlemesi yapılacak" şeklinde verilen sözler, beklenti oluşturmuş; ancak sahada bu sözlerin karşılığı görülmemiştir. İftar saatine dakikalar kala kilitlenen ana arterler, dakikalarca yerinden kıpırdayamayan araçlar, siren çalan ambulansların bile ilerlemekte zorlandığı bir kaos…
Bu, sadece bir trafik sorunu değil, doğrudan kamu yönetimi zaafıdır.
Çünkü kriz anları, yönetim kapasitesinin en net ölçüldüğü anlardır. Eğer bir şehirde insanlar iftara yetişebilmek için stres altında, trafikte mahsur kalıyorsa ve bu durum günler öncesinden öngörülmesine rağmen önlem alınmamışsa, burada ciddi bir yönetim problemi vardır. Üstelik bu tabloya rağmen ortaya konulan refleks, çözüm üretmek değil, sosyal medyada paylaşılan fotoğraflarla bir başarı hikâyesi yazmaya çalışmak olmuştur.
İşte asıl kırılma noktası da burada başlıyor.
Gerçeklik ile sunulan görüntü arasındaki uçurum her geçen gün büyüyor. Sosyal medya hesaplarında paylaşılan kalabalıklar, ziyaretler, programlar, açılışlar…
Ancak aynı saatlerde o fotoğrafların çekildiği sokaklarda vatandaş trafikte çile çekiyor, esnaf iş yapamıyor, insanlar günlük hayatın basit akışını bile sağlıklı şekilde sürdüremiyor.
Bu durum, siyasetin önceliklerini kaybettiğini açıkça gösteriyor. Çünkü bugün Orhangazi'de siyaset, çözüm üretmek için değil, görünür olmak için yapılıyor. Kadrolar, liyakat ve proje üretmek için değil; siyasi pozisyonları güçlendirmek, kişisel ikballeri büyütmek için oluşturuluyor. Bu da sahaya doğrudan yansıyor. Karşımıza çıkan tablo, organize çalışan bir şehir yönetimi değil; kendi içinde rekabet eden, görüntü üretmeye çalışan dağınık bir yapı oluyor.
Daha dikkat çekici olan ise muhalefetin de bu tabloyu değiştirecek güçlü bir alternatif ortaya koyamamasıdır. Eleştiriler var, tespitler var; ancak çözüm odaklı, uygulanabilir, somut bir yol haritası yok. İktidarı eleştiren ama kendisi o sorumluluğu aldığında ne yapacağını net şekilde ortaya koyamayan bir muhalefet anlayışı, bu kısır döngünün sürmesine istemeden de olsa katkı sağlıyor.
Orhangazi'de ortaya çıkan siyaset biçimi, klasik bir "kayıkçı kavgası"ndan öteye geçemiyor. Taraflar birbirini yıpratıyor, tartışmalar büyüyor, açıklamalar yapılıyor; ancak bu süreçlerin hiçbirinin vatandaşın günlük hayatına olumlu bir katkısı olmuyor. Kazanan yok, kaybeden ise her geçen gün daha fazla sabrı zorlanan Orhangazi halkı oluyor.
Oysa bu şehir bunu hak etmiyor. Bu şehir, günü kurtaran değil geleceği planlayan bir yönetimi hak ediyor. Trafiği konuşmak zorunda kalmayan, altyapıyı tartışmayan, temel sorunları aşmış bir Orhangazi mümkündür. Ancak bunun için öncelikle zihniyet değişimi gerekir. Siyasetin fotoğraf üretme alanı olmaktan çıkıp çözüm üretme alanına dönmesi gerekir.
Aksi halde bugün yaşananlar, yarının çok daha ağır tablolarının habercisidir. Bugün çözülmeyen trafik, yarın sadece bir ulaşım sorunu olmaktan çıkacak; ekonomik kayıplara, zaman israfına ve şehir içi yaşam kalitesinin ciddi şekilde düşmesine yol açacaktır. Bugün yapılmayan planlama, yarın katlanarak büyüyen maliyetler, geri dönüşü zor hatalar ve telafisi mümkün olmayan şehirleşme problemleri olarak karşımıza çıkacaktır. Ve en önemlisi, bugün sergilenmeyen samimiyet, yarın tamamen yitirilen bir kamu güvenine dönüşecektir. Güven kaybı ise bir şehrin en büyük çöküşüdür; çünkü güvenin olmadığı yerde ne yönetim ayakta kalabilir ne de toplumsal birlik sürdürülebilir.
Orhangazi'nin artık günü kurtaran değil, yarını inşa eden bir anlayışa ihtiyacı vardır. Bu şehir, fotoğraf karesine sığdırılmış geçici başarı hikâyeleri değil; sahada karşılığı olan, ölçülebilir ve sürdürülebilir hizmetler görmek istemektedir. Güçlü bir irade ortaya konulmadan, bilimsel ve gerçekçi bir planlama yapılmadan, samimiyetle hareket edilmeden hiçbir sorunun kalıcı çözümü mümkün değildir.
Bugün atılmayan her adım, yarının daha büyük krizlerinin temelini atmaktadır. Bugün ertelenen her sorun, yarın daha sert bir şekilde kapıyı çalacaktır. Bu nedenle Orhangazi için artık tercih değil zorunluluk haline gelen şey; kararlı bir yönetim, şeffaf bir yaklaşım ve halkın gerçek ihtiyaçlarını merkeze alan bir hizmet anlayışıdır.
Bunun dışındaki her şey, sadece zaman kaybı değil; aynı zamanda bu şehrin geleceğinden çalınan yıllardır. Yüksel Akbayrak 26 Aralık 2026
 
Yüksel AKBAYRAK / TERS KÖŞE / diğer yazıları
•Orhangazi’nin geleceğinden çalınan yıllar 04 00:00:00.03.2026
•Ramazanlar Değişmedi, İnsan Değişti 25 00:00:00.02.2026
•Algıdan Gerçeğe: Türkiye’de Alt Kırımların Önemi 18 00:00:00.02.2026
•Orhangazi’de Meclis Gündemi Siyasetin Değil, Hayatın Ta Kendisi 10 00:00:00.02.2026
•Bursa’nın Sessizliği, Orhangazi’nin Yükü ve Kutlu Parti’nin Açtığı Gedik 03 00:00:00.02.2026
•Orhangazi’nin Geleceğini Karartan Zihniyet: İktidar da Aynı, Muhalefet de 28 00:00:00.01.2026
•ORHANGAZİ BELEDİYESİ ŞİRKET GİBİ YÖNETİLMEZ 20 00:00:00.01.2026
•TÜRKİYE NEREYE GİDİYOR? 15 00:00:00.01.2026
•Susmayan Kalemler, Direnen Vicdanlar 11 00:00:00.01.2026
•ORHANGAZİ’DE KRİZİN VE SORUNUN ADI: BEKİR AYDIN 07 00:00:00.01.2026
•Sözlerin Tükendiği, Sessizliğin Kurumsallaştığı Bir Yılın Anatomisi 02 00:00:00.01.2026
•ORHANGAZİ’DE SPORUN MEZAR KAZICIS: BEKİR AYDIN 24 00:00:00.12.2025
•Orhangazi’de Eğitimi Yerle Bir Eden Sessizlik 17 00:00:00.12.2025
•YÖNETİLEN DEĞİL OYALANAN ORHANGAZİ: MUSTAFA BOZBEY BİR YILDA NE YAPTI, NEYİ YAPMADI? 10 00:00:00.12.2025
•LOZAN’IN YÜZYILLIK DİRENCİ VE PAPA ZİYARETİ 03 00:00:00.12.2025
•ÇOCUK HAKLARI KÂĞITTA VAR, SAHADA EKSİK 27 00:00:00.11.2025
•Son Başbuğ’un Türklük Vurgusu ve 10 Kasım’ın Anlamı 10 00:00:00.11.2025
•Milli Ekonominin Temeli Tarımdır 05 00:00:00.11.2025
•CUMHURİYET, dik durmanın, adam olmanın adıdır! 29 00:00:00.10.2025
• “İtin Havlamasıyla Çınar Sallanmaz” 22 00:00:00.10.2025
•Orhangazi’de Siyaset: Menfaat mi, Memleket mi? 14 00:00:00.10.2025
•Velhasıl Bursa Sudan Değil, Susuzluktan İbarettir... 07 00:00:00.10.2025
•Hangi Gençlik? Hangi Ekonomi? Hangi Eğitim? 02 00:00:00.10.2025
•FUTBOL SAHADA DEĞİL, MONİTÖR BAŞINDA OYNANIYOR 25 00:00:00.09.2025
•Gaziler Günü’nün Gerçek Manası Üzerine 19 00:00:00.09.2025
•Halkın Gerçek Gündemi Nerede? 17 00:00:00.09.2025
•Bağımsızlık Bir Kimliktir 10 00:00:00.09.2025
•Boş Tencere Siyaseti Yıkar 03 00:00:00.09.2025
• Ağustos Türklüğün Zaferlerle Yoğrulmuş Ayı 29 00:00:00.08.2025
•ORHANGAZİ’DE SPORUN ÇÖKÜŞÜ: 20 00:00:00.08.2025
•Orhangazi: Kaybolan Potansiyelin Hikâyesi 12 00:00:00.08.2025
•Depremi unutan geleceğini gömer! 05 00:00:00.08.2025
•İklim Kanunu Sonrası Orman Yangınları ve Doğa Katliamları: Ülkemizin Vahim Tablosu ve Yasal Mücadeledeki Eksikler 29 00:00:00.07.2025
•Kağan Usta’dan Gençliğe Yatırım, Bekir Aydın’dan Ücretli Tesis! 24 00:00:00.07.2025
•Bir Ahırın Sessizliği 15 00:00:00.07.2025
•“Zulme Boyun Eğmeyenlerin Efendisi: Hz. Hüseyin” 05 00:00:00.07.2025
•Hücrede Doğan Siyasi Cazibe: Ümit Özdağ ve Yeni Neslin Sessiz Haykırışı 02 00:00:00.07.2025
•150 GÜNÜN ARDINDAN ORHANGAZİ 25 00:00:00.06.2025
•“Hedef Türkiye” Gerçeği: Bir Uyarının Gölgesinde 20 Yıl 18 00:00:00.06.2025
•Ekonomik Gerçekler ve Çözüm Arayışları 11 00:00:00.06.2025
•İznik’te Sessiz Ama Derin Bir Değişim 29 00:00:00.05.2025
•ADD Aile Şirketi Değildir, Egoların Gölgesi Hiç Değildir ADD: Açılımı Artık “Aile Dostları Derneği” mi? 21 00:00:00.05.2025
•19 Mayıs bir uyanış, bir itiraz, bir meydan okumadır 18 00:00:00.05.2025
•Sadabat Paktı Krizler İçinde Doğunun Ortak Aklı 13 00:00:00.05.2025
•"Sadece Bir Kişiye Değil, Bir Duruşa Saldırıdır Bu" 05 00:00:00.05.2025
•Hayalden Hakikate 22 00:00:00.04.2025
•TÜRKİYE İÇİN KRİTİK BİR DÖNEMEÇ İKLİM YASASI VE DEVLETİN STRATEJİK KARARLARI 16 00:00:00.04.2025
•Sosyal Devlet, Milli Devlet ve Atatürkçü Duruşun Mirasçısı 14 00:00:00.04.2025
•En yüce değer ADALET 09 00:00:00.04.2025
•İklim Kanunu’na Karşı Çıkmalıyız! 26 00:00:00.03.2025
•OĞUZ TÖRESİ VE ÇANAKKALE - ATATÜRK'SÜZ ZAFER OLMAZ! 18 00:00:00.03.2025
•Bir Milletin Ruhunu Yaşatan Tarihler 12 Mart ve 14 Mart 12 00:00:00.03.2025
•Oğuz Kağan'dan Atatürk'e Uzanan Kutsal Miras Türk Kadını 07 00:00:00.03.2025
•Güçlü Türkiye için: İklim yasasına hayır! 04 00:00:00.03.2025
•AYNI SENARYO, AYNI FİGÜRANLAR 24 00:00:00.01.2024
•CHP ORHANGAZİ’DE NEREYE KOŞUYOR? 12 00:00:00.01.2024
•HAKSIZLIKLARA ve BASKILARA RAĞMEN... 03 00:00:00.01.2024
•CHP’DE AKIL TUTULMASI MI YAŞANIYOR? 27 00:00:00.12.2023
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
logo

   E-posta: bilgi(@)ucuncugozgazetesi.com
Tüm hakları Üçüncü Göz Gazetesi adına saklıdır: ©2019-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir.