İrfan Aydın’dan Zulme Karşı Duruş, Nefrete Karşı Net Tavır
ORTADOĞU'DAKİ GERİLİM ÜZERİNDEN KRİTİK UYARI
03.03.2026 16:45
Ortadoğu'da artan gerilim ve çatışmalar dünya gündeminin en sıcak başlıklarından biri olmayı sürdürürken, Araştırmacı Gazeteci ve 3. Göz Medya Genel Koordinatörü İrfan Aydın, kaleme aldığı kapsamlı köşe yazısıyla tartışmalara farklı bir perspektif kazandırdı. Aydın, hem bölgedeki savaşın niteliğini hem de Türkiye'de yükselme riski taşıyan antisemitik söylemleri sert ifadelerle ele aldı. İSRAİL'İN SALDIRGANLIĞI ANTİSEMİTİZME KILIF OLAMAZ Aydın, İsrail'in saldırgan politikalarının eleştirilebileceğini ancak bunun Yahudi karşıtlığına dönüşmesinin kabul edilemez olduğunu vurguladı. Türkiye'de yaşayan Musevi vatandaşların hedef haline getirilmesine karşı açık bir duruş sergileyen Aydın, bu yaklaşımın hem İslam'a hem de insanlığa aykırı olduğunu belirtti. Türkiye'de yaşayan binlerce Musevi vatandaşın bu ülkenin bir parçası olduğuna dikkat çeken Aydın, bu insanların en küçük bir endişe dahi yaşamalarının kabul edilemeyeceğini ifade etti. Antisemitizmin İslam ile bağdaşmadığını net bir şekilde ortaya koyan Aydın, bu anlayışı "batı kaynaklı insanlık dışı bir yaklaşım" olarak tanımladı. SAVAŞ VE ŞİDDET ÜZERİNDEN KÜRESEL ELEŞTİRİ Yazıda sadece İsrail değil, küresel güç dengeleri de sert şekilde eleştirildi. Aydın, modern dünyada savaşların çıkar odaklı yürütüldüğünü ve insanlığın bu nedenle ağır bedeller ödediğini ifade etti. Savunma dışında yürütülen her savaşın bir suç olduğunu belirten Aydın, ABD ve İsrail öncülüğünde yürütülen askeri operasyonların uluslararası hukuk ve savaş kurallarını ihlal ettiğini dile getirdi. Bu çerçevede İran'ın içinde bulunduğu durumun "saldırıya uğrayan taraf" olarak değerlendirilmesi gerektiğini savundu. İSLAM TARİHİ ÜZERİNDEN ELEŞTİREL OKUMA Aydın'ın yazısında dikkat çeken bir diğer başlık ise İslam tarihi üzerinden yaptığı değerlendirmeler oldu. İslam dünyasının bugün yaşadığı sorunların temelinde, dinin özünden uzaklaşılması olduğunu ifade eden Aydın, özellikle Emevi dönemiyle birlikte dinin siyasal amaçlarla araçsallaştırıldığını ileri sürdü. Hazreti Peygamber döneminde saldırı amaçlı savaş bulunmadığını vurgulayan Aydın, daha sonraki süreçte "cihat" kavramının işgal ve zulme meşruiyet kazandıracak şekilde kullanıldığını belirtti. Bu bağlamda Kerbela başta olmak üzere tarihte yaşanan katliamların din adına gerçekleştirilmiş olmasının, bugün yaşanan sorunların tarihsel arka planını oluşturduğunu ifade etti. SAVAŞ AHLAKI VE İSLAMİ ÖLÇÜLER Yazıda İslam'ın savaş hukukuna dair ortaya koyduğu ilkeler de hatırlatıldı. Aydın, savaşın yalnızca savunma amacıyla meşru olabileceğini ve bunun dışında kalan tüm çatışmaların cinayet olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Hazreti Peygamber'in savaş sırasında kadınlara, çocuklara, yaşlılara, din adamlarına ve doğaya zarar verilmemesi yönünde açık emirler verdiğini hatırlatan Aydın, günümüzde ise savaşların en çok sivilleri hedef aldığını ifade etti. Bu durumun hiçbir şekilde İslami bir temele dayandırılamayacağını vurguladı. ANTİSEMİTİZM UYARISI: SOSYAL MEDYAYA DİKKAT Aydın, özellikle sosyal medyada hızla yayılan nefret söylemlerine dikkat çekerek, bu süreçte toplumun daha sağduyulu hareket etmesi gerektiğini ifade etti. İsrail'in politikaları ile Yahudi kimliğinin birbirine karıştırılmasının büyük bir hata olduğunu belirten Aydın, bu tür yaklaşımların toplumsal huzuru tehdit ettiğini dile getirdi. Dünya genelinde olduğu gibi İsrail içinde de hükümet politikalarına karşı çıkan çok sayıda insan bulunduğunu hatırlatan Aydın, bu gerçeğin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı. TÜRKİYE'DEKİ MUSEVİ VATANDAŞLAR İÇİN HASSASİYET ÇAĞRISI Yazının en dikkat çekici bölümlerinden biri ise Türkiye'de yaşayan Musevi vatandaşlara yönelik çağrı oldu. Aydın, bu süreçte en küçük bir ayrımcılığın dahi kabul edilemeyeceğini belirterek, toplumun bu konuda daha duyarlı olması gerektiğini ifade etti. Türkiye'nin tarihsel olarak farklı inanç ve kimlikleri bir arada yaşatabilmiş bir medeniyet olduğuna dikkat çeken Aydın, bu geleneğin korunmasının hayati önem taşıdığını vurguladı. EKONOMİK BOYKOT ÜZERİNDEN AYRIŞMA UYARISI Aydın, İsrail'e tepki adı altında Türkiye'de faaliyet gösteren ve Musevi vatandaşlara ait olan işletmelerin hedef alınmasını da eleştirdi. Bu tür yaklaşımların hem ekonomik hem de toplumsal açıdan yanlış sonuçlar doğuracağını ifade etti. Bu topraklarda üretim yapan herkesin ülkenin bir parçası olduğunu belirten Aydın, boykot adı altında nefret üretmenin toplumsal barışı zedeleyeceğini dile getirdi. ZULME KARŞI DURUŞ, NEFRETE KARŞI NET TAVIR İrfan Aydın'ın yazısı, Ortadoğu'daki çatışmalar üzerinden yalnızca siyasi değil, aynı zamanda ahlaki ve toplumsal bir çerçeve sunuyor. İsrail'in saldırgan politikalarına karşı net bir duruş sergilenmesi gerektiğini ifade eden Aydın, bunun antisemitizme dönüşmemesi gerektiğini güçlü bir şekilde vurguluyor. Yazı, hem İslam dünyasına hem de Türkiye kamuoyuna yönelik açık bir çağrı niteliği taşıyor: Zulme karşı dur, ancak kimliğe karşı nefret üretme. Haber-Muharrem Değirmen / 3. Göz HRA
Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir.