HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 05 MART 2026, PERŞEMBE

Ziraat Bankası Üzerinden Yükselen Tepki: “Çiftçiye Haciz, Büyük Kredilere Ayrıcalık mı?”

04.03.2026 08:32
Ziraat Bankası Üzerinden Yükselen Tepki:  “Çiftçiye Haciz, Büyük Kredilere Ayrıcalık mı?”
Ziraat Bankası Üzerinden Yükselen Tepki:  “Çiftçiye Haciz, Büyük Kredilere Ayrıcalık mı?”
Ziraat Bankası'nın kredi politikaları üzerinden yürüyen tartışmalar, İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu'nun sert açıklamalarıyla yeniden gündemin üst sıralarına taşındı. Kamu bankasının özellikle tarım kesimine yönelik uygulamaları ile yüksek tutarlı kredi borçlarına karşı sergilenen yaklaşım arasındaki farkın kamu vicdanında ciddi bir rahatsızlık oluşturduğu dile getirildi.
"Çiftçinin Emeğine Haciz, Büyük Borçlara Sessizlik" Dedi
Selçuk Türkoğlu, yaptığı değerlendirmede Türkiye'nin üretim yükünü omuzlayan çiftçilerin ağır ekonomik koşullar altında ayakta kalmaya çalıştığını söyledi. Artan maliyetler, yükselen girdi fiyatları ve finansmana erişimde yaşanan zorlukların üreticiyi adeta çıkmaza sürüklediğini ifade etti.
Bu süreçte Ziraat Bankası'nın uygulamalarına dikkat çeken Türkoğlu, borcunu ödeyemeyen çiftçinin traktörüne kadar haciz gönderildiğini, üretim araçlarının elinden alındığını dile getirdi. Buna karşılık milyon dolarlık kredi borçlarının tahsil edilmemesi ya da kamuoyuna yansıyan şekliyle çeşitli yöntemlerle ötelenmesi konusunun ciddi bir çelişki yarattığını vurguladı.
Türkoğlu, "Çiftçi borcunu ödeyemediğinde traktörüne haciz giderken, milyon dolarlık kredilerin üzerine bir bardak soğuk su içilmesi neyin nesidir?" ifadelerini kullandı.
"Bu Bir Ekonomi Politikası Değil, Adalet Sorunudur" İfadesini Kullandı
Açıklamalarında yalnızca ekonomik bir eleştiri getirmeyen Türkoğlu, meselenin aynı zamanda bir adalet sorunu olduğunun altını çizdi. Küçük üreticinin en sert yaptırımlarla karşı karşıya bırakıldığını, buna karşın büyük sermaye gruplarına yönelik uygulamaların kamuoyunda soru işaretleri doğurduğunu ifade etti.
Kamu bankalarının asli görevinin üretimi desteklemek olduğunu belirten Türkoğlu, mevcut tabloya bakıldığında bu amacın tersine bir işleyişin ortaya çıktığını söyledi. Çiftçinin üretimden kopmasının sadece bireysel bir mağduriyet yaratmayacağını, bunun ülke ekonomisine zincirleme etkilerle zarar vereceğini dile getirdi.
"Türkiye Cumhuriyeti'ni Bitirirken Soymak mı?" Sorusunu Yöneltti
Selçuk Türkoğlu, açıklamasının en dikkat çekici bölümünde çok daha sert bir dil kullandı. Kamu kaynaklarının kullanım biçimini eleştiren Türkoğlu, "Siz Türkiye Cumhuriyeti'ni hem bitirmeye hem de bitirirken soymaya mı geldiniz?" sözleriyle tepkisini dile getirdi.
Bu ifadeler, kamu bankalarının kredi dağılımı, yapılandırma süreçleri ve tahsilat politikaları üzerinden yürüyen tartışmayı daha da büyüttü. Özellikle kamu kaynaklarının adil kullanımı ve denetlenebilirliği konusu yeniden gündemin merkezine taşındı.
Tarım Sektöründeki Kriz Derinleşiyor
Türkiye genelinde tarım sektörü son yılların en zor dönemlerinden birini yaşıyor. Mazot, gübre, yem ve diğer girdi maliyetlerindeki artış üretim maliyetlerini katlarken, üreticinin gelirinin aynı oranda artmaması ciddi bir dengesizlik oluşturuyor.
Bu tablo içerisinde finansmana erişim hayati bir önem taşırken, kredi geri ödemelerinde yaşanan aksaklıklar çiftçiyi doğrudan icra ve haciz süreçleriyle karşı karşıya bırakıyor. Türkoğlu, bu durumun üreticiyi sistem dışına ittiğini ve kırsalda ekonomik çözülmeyi hızlandırdığını ifade etti.
Kamu Bankalarının Rolü Tartışılıyor
Ziraat Bankası gibi kamu bankalarının kuruluş felsefesinin üretimi ve özellikle tarımı desteklemek olduğu biliniyor. Ancak son dönemde kamuoyuna yansıyan uygulamalar, bu misyonun ne ölçüde yerine getirildiği konusunda soru işaretleri doğuruyor.
Selçuk Türkoğlu, kredi tahsis süreçlerinin, büyük borç yapılandırmalarının ve tahsilat politikalarının şeffaf olması gerektiğini ifade etti. Kamu bankalarının hangi kriterlere göre kredi verdiği, kimlere hangi kolaylıkların sağlandığı ve hangi borçların nasıl yapılandırıldığı konularında kamuoyunun bilgilendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Şeffaflık ve Hesap Verebilirlik Çağrısı Yapıldı
Türkoğlu, kamu bankalarının yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda toplumsal sorumluluk taşıdığını dile getirdi. Bu nedenle alınan her kararın kamu yararı gözetilerek ve denetlenebilir şekilde yürütülmesi gerektiğini ifade etti.
Kamu kaynaklarının belirli kesimlere avantaj sağlayacak şekilde kullanılmasının toplumda adalet duygusunu zedelediğini belirten Türkoğlu, bu durumun uzun vadede ekonomik ve sosyal dengeleri bozacağını söyledi.
Tartışma Siyasetin Gündeminde Kalacak
Ziraat Bankası üzerinden başlayan bu tartışmanın önümüzdeki süreçte daha da büyümesi bekleniyor. Özellikle tarım sektöründeki kriz, kamu bankalarının rolü ve ekonomik adalet konusu siyasetin ana başlıklarından biri olmaya devam edecek. Selçuk Türkoğlu'nun açıklamaları, yalnızca bir eleştiri olarak değil, aynı zamanda kamu yönetimi, ekonomik sistem ve kaynak dağılımı üzerine daha geniş bir sorgulamanın kapısını aralayan bir çıkış olarak değerlendiriliyor.
Haber-Muharrem Değirmen / 3. Göz HRA
 
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
logo

   E-posta: bilgi(@)ucuncugozgazetesi.com
Tüm hakları Üçüncü Göz Gazetesi adına saklıdır: ©2019-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir.