HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 04 MART 2026, ÇARŞAMBA

İSTANBUL’DA SORUŞTURMA, BOLU’DA TUTUKLAMA… ORHANGAZİ BELEDİYESİNE KIYAK?!

04.03.2026 09:11
İSTANBUL’DA SORUŞTURMA, BOLU’DA TUTUKLAMA…  ORHANGAZİ BELEDİYESİNE KIYAK?!
İSTANBUL’DA SORUŞTURMA, BOLU’DA TUTUKLAMA…  ORHANGAZİ BELEDİYESİNE KIYAK?!
3. Göz Gazetesi'nin Mayıs 2025 tarihli 631. sayısında Muharrem Değirmen Özel Haber imzası ile gündeme getirdiği "zorunlu bağış" iddiaları, Türkiye genelinde yaşanan gelişmelerle birlikte yeniden gündemin en sıcak başlıklarından biri haline geldi. Aynı nitelikteki iddialar İstanbul'da soruşturma, Bolu'da ise tutuklama ile sonuçlanırken; AK Partili Orhangazi Belediyesi ve Belediye Başkanı Bekir Aydın yönetiminde herhangi bir işlem yapılmaması, "hukukta çifte standart" tartışmalarını derinleştirdi.
AYNI İDDİA, FARKLI ŞEHİRLERDE FARKLI KARARLAR
Gazetemizde yayımlanan haberde açık şekilde yer alan şu ifade, bugün yaşananlarla birlikte daha da kritik hale geldi:
"Belediyede görevli yetkililerin, vatandaşa 'yardım fişi getir, ondan sonra işlem yapılır' dediği iddiaları, Türk Ceza Kanunu'nun 252. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gereken bir durumdur."
TCK 252'ye göre, bir kamu görevlisinin görevini yerine getirmek için menfaat talep etmesi açıkça rüşvet suçunu oluşturuyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde benzer bir olayda devlet mekanizması hızla devreye girmiş, ilgili personel görevden alınmış ve adli süreç başlatılmıştı.
BOLU'DA TUTUKLAMA, ORHANGAZİ'DE DOKUNULMAZLIK MI?
Son olarak Bolu'da Belediye Başkanı Tanju Özcan hakkında, yine benzer nitelikteki "menfaat karşılığı işlem" iddiaları kapsamında yürütülen süreç doğrudan tutuklama ile sonuçlandı. Bu gelişme, aynı fiilin farklı şehirlerde nasıl farklı muamele gördüğünü somut şekilde ortaya koydu.
Ancak Orhangazi'de durum tamamen farklı ilerledi. AK Partili Belediye Başkanı Bekir Aydın'ın yönetimindeki belediyede, CİMER'e yapılan resmi şikâyetlere ve mağdur vatandaşın açık beyanlarına rağmen; Belediye Başkan Yardımcısı İbrahim Altunışık ve İmar Müdürü Selim Güray Özgül hakkında herhangi bir adli ya da idari işlem başlatılmadı.
CİMER ŞİKÂYETİ VAR, MAĞDUR VAR, AMA SORUŞTURMA YOK
Dosyada en dikkat çekici unsur, şikâyetin resmi olması ve devletin kayıtlarına girmiş bulunması. Vatandaşın CİMER üzerinden yaptığı başvuruya rağmen sürecin yalnızca "vatandaşın evraklarının teslim edilmesi" ile kapatılmaya çalışılması, kamuoyunda ciddi soru işaretleri doğurdu.
Gazetemizin önceki haberinde de vurgulandığı gibi:
"Vatandaşın şikâyeti sonucu kendisine ait belgeler verilmiş olsa da bu durum, sorumluların hesap vermemesi gerçeğini değiştirmiyor."
Bugün gelinen noktada bu ifade, İstanbul ve Bolu'daki gelişmeler ışığında çok daha güçlü bir anlam kazanmış durumda.
OLAY NE: İDDİALARIN İÇERİĞİ NEYİ KAPSIYOR?
İstanbul ve Bolu'da gündeme gelen iddiaların ortak noktası, kamu görevinin yürütülmesi sırasında "bağış" ya da benzeri adlar altında menfaat talep edildiği yönünde oldu. İstanbul'daki olayda belediye bünyesinde bazı işlemler için vatandaşlardan bağış adı altında ödeme talep edildiği öne sürülürken, Bolu'da ise belediye ile ilişkili süreçlerde çeşitli kişi ve yapılara yönlendirme yapılarak maddi menfaat sağlandığı iddiaları üzerinden adli süreç başlatıldı. Her iki dosyada da temel iddia, kamu hizmetine erişimin doğrudan ya da dolaylı şekilde maddi bir karşılığa bağlandığı yönünde şekillendi.
Orhangazi'de gündeme gelen iddialar ise benzer bir çerçevede değerlendiriliyor. Buna göre, belediyede yürütülen bazı resmi işlemler için vatandaşlardan "yardım fişi" ya da bağış niteliğinde taleplerin öne sürüldüğü, bu taleplerin yerine getirilmesi sonrasında işlemlerin ilerletildiği iddia edildi. İddiaların merkezinde, kamu hizmetinin şartlı hale getirilmesi ve işlem süreçlerinin bir tür maddi beklentiye bağlandığı yönündeki beyanlar yer aldı. Bu yönüyle üç farklı şehirde ortaya çıkan iddiaların, içerik ve yöntem açısından benzer bir zeminde buluştuğu görülüyor.
AK PARTİLİ BELEDİYEDE NEDEN İŞLEM YOK?
İstanbul'da soruşturma, Bolu'da tutuklama ile ilerleyen süreç; Orhangazi'de hiçbir işlem yapılmadan bekletiliyor. Aynı suç tanımı, aynı hukuki dayanak ve benzer iddialar olmasına rağmen ortaya çıkan bu tablo, doğrudan "siyasi koruma" iddialarını da beraberinde getiriyor.
AK Partili Orhangazi Belediyesi ve Belediye Başkanı Bekir Aydın'ın yönetiminde, adı geçen yetkililer hakkında hiçbir adım atılmaması şu soruları gündeme taşıyor:
CİMER'e yapılan resmi şikâyete rağmen neden soruşturma açılmadı?
Aynı fiil başka şehirlerde suç sayılırken Orhangazi'de neden görmezden geliniyor?
Görevdeki isimler kim tarafından ve neden korunuyor?
KAMU VİCDANI NET: BU BİR ÇİFTE STANDART
Ortaya çıkan tablo, sadece yerel bir iddia değil; hukuk sisteminin eşit uygulanıp uygulanmadığına dair ciddi bir sınav niteliği taşıyor. İstanbul ve Bolu örneklerinde hızlı ve sert şekilde işleyen süreç, Orhangazi'de tamamen durma noktasında.
Vatandaşın tepkisi ise açık ve net:
"Ben şikâyet ettim, hakkımı aldım ama şikâyet ettiğim kişiler hâlâ görevde. İstanbul'da işlem var, Bolu'da tutuklama var. Orhangazi'de neden hiçbir şey yok?"
ORHANGAZİ'DE HERHANGİ BİR İŞLEM YOK
İstanbul ve Bolu'daki süreçlere karşın, Orhangazi Belediyesi'nde AK Partili Belediye Başkanı Bekir Aydın yönetiminde, CİMER başvurusu ve şikâyetçi vatandaşın beyanlarına rağmen herhangi bir soruşturma başlatılmadığı belirtildi. İddialara konu olan kamu görevlilerinin görevlerine devam ettiği ve süreçle ilgili resmi bir işlem yapılmadığı ifade edildi.

CHP CEPHESİNDE TAM SESSİZLİK: DOSYA İLETİLDİ, TEK BİR AÇIKLAMA DAHİ YOK
Mayıs 2025'te mağdur olduğunu belirten vatandaş tarafından hazırlanan ve detaylı iddialar içeren dosyanın, Cumhuriyet Halk Partisi'nin Bursa başta olmak üzere milletvekilleri ve ilgili tüm yetkililerine doğrudan iletildiği öğrenildi. Buna rağmen aradan geçen süre boyunca ne kamuoyuna yönelik bir açıklama yapılması ne de konunun siyasi denetim mekanizmaları çerçevesinde gündeme taşınmasına yönelik herhangi bir adım atılmaması dikkat çekti. Kamu adına denetim sorumluluğu taşıyan ana muhalefet partisinin, kendisine resmi olarak iletilmiş bir dosya karşısında sessiz kalması; siyasi sorumluluk, temsil ve denetim görevlerinin yerine getirilip getirilmediği yönünde ciddi soru işaretleri doğurdu.
KAMUOYU TAKİPTE
Orhangazi'de gündeme gelen "zorunlu bağış" iddiaları ve diğer illerdeki benzer dosyalarda yürütülen adli süreçler, kamuoyu tarafından yakından izlenmeye devam ediyor. CİMER başvurusu ile başlayan sürecin ilgili kurumlar tarafından nasıl değerlendirileceği ve ilerleyen dönemde herhangi bir idari veya adli adım atılıp atılmayacağı merak konusu olmayı sürdürüyor.

ADALET HERKES İÇİN AYNI OLMADIĞI SÜRECE BU DOSYA KAPANMAZ
Kamu gücünün kişisel menfaat için kullanıldığı iddiası, basit bir bürokratik sorun değil; doğrudan ceza hukukunun konusudur. Bu tür iddiaların görmezden gelinmesi, yalnızca ilgili kuruma değil, devletin adalet mekanizmasına olan güveni de zedeler.
3. Göz Gazetesi'nin aylar önce gündeme taşıdığı bu dosya, bugün İstanbul ve Bolu'daki gelişmelerle birlikte çok daha güçlü bir şekilde yeniden soruluyor:
Aynı fiil İstanbul'da suç, Bolu'da tutuklama sebebi ise
AK Partili Orhangazi Belediyesi'nde neden hiçbir işlem yapılmıyor?
Bu soruya verilecek net ve şeffaf bir cevap ortaya konulmadığı sürece, kamuoyundaki "çifte standart" algısının ortadan kalkması mümkün görünmüyor.
Muharrem Değirmen Özel Haber – 3. Göz HRA
 
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
logo

   E-posta: bilgi(@)ucuncugozgazetesi.com
Tüm hakları Üçüncü Göz Gazetesi adına saklıdır: ©2019-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir.