HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 29 NİSAN 2026, ÇARŞAMBA

BURSA’DA VAKIF GERÇEĞİ HAYIR MI, GÜÇ ALANI MI?

29.04.2026 10:48
BURSA’DA VAKIF GERÇEĞİ HAYIR MI, GÜÇ ALANI MI?
BURSA’DA VAKIF GERÇEĞİ HAYIR MI, GÜÇ ALANI MI?
Bursa, tarih boyunca vakıf kültürünün en güçlü şehirlerinden biri oldu. Osmanlı'nın ilk başkentlerinden biri olarak camiler, medreseler, imaretler, hanlar, hamamlar, aşevleri ve sosyal yardım kurumları vakıf sistemiyle ayakta tutuldu. Ancak bugün Bursa'da vakıf meselesi yalnızca tarihî bir hayır geleneği olarak değil; belediyelerle ilişkiler, kamu kaynakları, aile bağlantıları, eğitim kurumları, kreşler, taşınmazlar, bağışlar ve denetim tartışmaları üzerinden de ele alınmak zorunda.
Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün (VGM) güncel sorgulama sistemi incelendiğinde, Bursa ili özelinde kayıtlı yeni vakıf sayısının son yıllarda artış eğilimini sürdürdüğü görülmektedir (Vakıflar Genel Müdürlüğü). 2024 yılı için açık kaynaklarda Bursa'daki vakıf sayısının yaklaşık 118 olduğu bilgisi yer alırken (çeşitli açık kaynak derlemeleri), VGM'nin çevrim içi sorgulama ekranında 2025 itibarıyla bu sayının 120'nin üzerine çıktığı ve bazı listelemelerde 125–130 bandına yaklaştığı görülmektedir (VGM Vakıf Sorgulama Sistemi). 2026 yılı itibarıyla da sistemde yeni kayıtların eklenmeye devam ettiği ve toplam sayının dinamik olarak güncellendiği anlaşılmaktadır (VGM 2025 Faaliyet Raporu).
BURSA'DA VAKIF GELENEĞİ VE BUGÜNKÜ ÇELİŞKİ
Bursa'nın vakıf geçmişi, toplum yararını esas alan bir mirasa dayanır. Selâtin camileri, imaretler, eğitim yapıları, aşevleri ve tarihî eserler vakıf anlayışının somut karşılığıydı. Vakıf, şahsın değil toplumun hizmetindeydi.
Bugün ise Bursa'da da aynı soru sorulmak zorunda:
Vakıflar gerçekten halk için mi çalışıyor, yoksa bazı çevreler için ekonomik ve siyasal güç alanına mı dönüşüyor?
Bir vakıf eğitim, burs, sosyal yardım, kültür ve dayanışma adıyla kurulabilir. Ancak bu vakfın yönetimi dar bir aile çevresinde toplanıyorsa, belediye imkânlarıyla büyüyorsa, kamu kaynaklarıyla temas ediyorsa, mülk ve işletme geliri elde ediyorsa orada artık sıradan bir hayır faaliyeti değil, kamu vicdanını ilgilendiren ciddi bir denetim meselesi vardır.
NİLVAK ÖRNEĞİ: BURSA'DA VAKIF TARTIŞMASININ MERKEZİNDEKİ İSİM
Bursa'da son dönemde en çok tartışılan vakıflardan biri NİLVAK'tır. Resmî adıyla Bursa Nilüfer Sosyal ve Kültürel Yardımlaşma Vakfı, 10 Ocak 2000'de tescil edilmiş, 2 Şubat 2000 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanmış ve Vakıflar Genel Müdürlüğü siciline 4762 numara ile kaydedilmiştir. Vakıf senedinde merkezi Bursa olarak belirtilirken, amacı Nilüfer halkına yönelik sosyal, kültürel, eğitsel, sportif ve sanatsal faaliyetlerde bulunmak; ihtiyaç sahiplerine maddi ve manevi yardım yapmak şeklinde tanımlanmıştır.
Kağıt üzerinde bu amaçlar son derece olumlu görünmektedir. Ancak bir vakfı değerlendirirken yalnızca senette yazan amaçlara değil, fiili yönetim yapısına, gelir kaynaklarına, harcama biçimine, kamu bağlantılarına ve kamuoyuna yansıyan iddialara bakmak gerekir.
NİLVAK'ın kendi sitesinde özel kreş, öğrenci bursları ve nakdi yardım gibi faaliyet başlıkları yer almaktadır. Yani vakıf kendisini eğitim ve sosyal yardım alanında konumlandırmaktadır.  Fakat kamuoyuna yansıyan tartışmalar, bu yapının yalnızca sosyal yardım yönüyle değil, yönetim ve çıkar ilişkileri iddialarıyla da ele alınması gerektiğini göstermektedir.
AİLE YÖNETİMİ TARTIŞMASI
2019'da Bursa basınına yansıyan bir haberde, NİLVAK'ın yönetim kurulunun Mustafa Bozbey, Seden Bozbey, Hüseyin Bozbey, Ramiz Bozbey ve Serhat Bozbey isimlerinden oluştuğu ileri sürülmüştür. Aynı haberde vakfın Küçük Sanayi Açık Oto Pazarı işletmesi, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezi, kreş, gündüz bakım evi ve yaz spor okulları gibi yapıları bünyesinde bulundurduğu belirtilmiştir.
Bu noktada temel soru şudur:
Bir vakıf, kamu yararı için mi çalışır; yoksa belli bir aile çevresinin kontrolünde gelir ve nüfuz alanına mı dönüşür?
Bir vakfın yönetiminde akrabaların bulunması tek başına suç değildir. Ancak vakıf, belediye çevresiyle, kamu hizmetleriyle, öğrenci ve çocuk faaliyetleriyle, işletme gelirleriyle ve taşınmaz ilişkileriyle anılıyorsa, bu yapı mutlak şeffaflık gerektirir. Çünkü vakıf adı toplumda güven üretir. Bu güvenin aile merkezli bir güç yapısına dönüşmesi, vakıf ruhuna zarar verir.
LÜKS ARAÇ VE KİŞİSEL KULLANIM İDDİALARI
Aynı haberde NİLVAK'a ait olduğu ileri sürülen Porsche marka lüks aracın şahsi kullanımda olduğu iddiası da gündeme getirilmiştir. Bu iddia, vakıfların en hassas sorunlarından birini ortaya koymaktadır: Vakıf malı kimin malıdır?
Vakıf malı, yöneticinin, başkanın, ailesinin ya da çevresinin malı değildir. Vakıf malı, kamu vicdanına emanet edilmiş hayır malıdır. Eğer bir vakfa ait araç, bina, işletme veya gelir kişisel konfor için kullanılıyorsa, burada artık vakfetme ruhundan değil, vakıf perdesi arkasında ayrıcalık üretmekten söz edilir.
2026 yılında Bursa'da yürütülen rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında NİLVAK yeniden kamuoyunun gündemine geldi. Bursa Hakimiyet'in İHA kaynaklı haberine göre, soruşturmada Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in eşi Seden Bozbey'in yönettiği NİLVAK'a kayyım atanamadığı; vakıf statüsü nedeniyle tasarrufun Vakıflar Bölge Müdürlüğü'nde olduğu ifade edildi. Haberde, Emniyet tarafından NİLVAK hakkında adli dosyanın bulunduğunun Vakıflar Bölge Müdürlüğü'ne bildirildiği de aktarıldı.
Burada dikkat edilmesi gereken nokta şudur: Haberlerde yer alan iddialar yargı süreci tamamlanmadan kesin hüküm gibi sunulmamalıdır. Ancak bu iddiaların varlığı bile vakıfların denetim yapısının yeniden tartışılması için yeterlidir.
Çünkü vakıf statüsü, hesap sormayı zorlaştıran bir kalkan haline gelmemelidir. Eğer bir vakıf kamuoyunda rüşvet, yolsuzluk, belediye bağlantısı, aile yönetimi, kişisel kullanım iddialarıyla anılıyorsa, denetim yalnızca dosya üzerinden değil, tüm mali hareketler, taşınmazlar, bağışlar, işletmeler ve yönetici ilişkileri üzerinden yapılmalıdır.
BURSA'DA SADECE NİLVAK DEĞİL, SİSTEM TARTIŞILMALI
Bursa'daki mesele tek bir vakfa indirgenemez. NİLVAK örneği, daha büyük bir sorunun görünür hale gelmiş başlığıdır. Bursa'da sanayi çevrelerinin kurduğu vakıflar, eğitim vakıfları, dini vakıflar, sosyal yardım vakıfları, kültür vakıfları ve yerel güç odaklarına yakın vakıflar vardır. Bunların tamamı aynı kefeye konulamaz. Gerçekten burs veren, eğitim destekleyen, ihtiyaç sahiplerine ulaşan, kamu yararına çalışan vakıflar da vardır.
Ancak Bursa gibi sermayenin, sanayinin, belediye rantının, imar kararlarının ve geniş taşınmaz hareketliliğinin bulunduğu bir şehirde vakıflar ciddi biçimde izlenmelidir. Çünkü vakıf; arsa, bina, bağış, burs, kreş, okul, yurt, işletme ve protokol üzerinden çok geniş bir ekonomik alana temas edebilir.
TARİKAT VE CEMAAT VAKIFLARI AÇISINDAN BURSA
Bursa, tarikat ve cemaat yapılanmalarının da güçlü olduğu şehirlerden biridir. Bu yapılar çoğu zaman vakıf ve dernek kimliğiyle faaliyet gösterir. Öğrenci evleri, yurtlar, Kur'an kursları, burslar, gençlik merkezleri, kültür faaliyetleri ve yardım organizasyonları üzerinden toplumsal alana yayılırlar.
Burada kritik mesele şudur:
Bu vakıflar gerçekten yoksula, öğrenciye, aileye destek mi oluyor; yoksa gençler üzerinde ideolojik bağlılık, cemaat aidiyeti ve siyasal kadrolaşma mı üretiyor?
Vergi muafiyetleri, bağış avantajları, kamu kurumlarıyla protokoller, belediye destekleri ve taşınmaz tahsisleri bu yapılara ciddi güç kazandırmaktadır. Ancak buna karşılık topluma açık mali tablo, bağımsız denetim, öğrenci güvenliği raporu, yurt koşulları, bağış harcama kalemleri ve yönetici menfaatleri yeterince şeffaf değildir.
Bu nedenle Bursa'da özellikle çocuklarla, gençlerle ve öğrencilerle çalışan tüm vakıflar için daha sıkı denetim şarttır. Çünkü mesele yalnızca para değil, aynı zamanda çocukların ve gençlerin güvenliğidir.
BURSA İÇİN SORULMASI GEREKEN SORULAR
*Hangi vakıf hangi kamu kurumundan destek aldı?
*Belediyelerle yapılan protokoller nelerdir?
*Hangi vakfa arsa, bina, yer, araç veya işletme imkânı sağlandı?
*Hangi vakıflar vergi muafiyetinden yararlanıyor?
*Vakıfların yıllık gelir ve giderleri kamuya açık mı?
*Yönetim kurullarında siyasi isimler, belediye başkanları, aile üyeleri veya kamu görevlileri var mı?
*Vakıfların işlettiği kreş, yurt, kurs ve eğitim merkezleri kim tarafından denetleniyor?
*Bağışların ne kadarı doğrudan ihtiyaç sahiplerine ulaşıyor, ne kadarı yönetim, personel, araç, temsil ve işletme giderlerine gidiyor?
Bu sorulara net cevap verilmeden Bursa'da vakıf sisteminin sağlıklı işlediği söylenemez.
BURSA'DA VAKIF ADI ŞEFFAFLIKLA KORUNUR
Bursa, vakıf medeniyetinin şehirlerinden biridir. Bu şehirde vakıf kavramının kirlenmesi, yalnızca bugünün değil, tarihî mirasın da zedelenmesidir.
NİLVAK örneği, Bursa'daki vakıf sisteminin neden daha sıkı denetlenmesi gerektiğini gösteren çarpıcı bir başlıktır. Bir vakıf sosyal yardım, burs, kreş, eğitim ve kültür faaliyeti yürütüyorsa elbette toplum için değerlidir. Ancak aynı vakıf aile yönetimi, kişisel kullanım iddiaları, belediye bağlantıları ve soruşturma haberleriyle gündeme geliyorsa, artık kamuoyuna hesap vermek zorundadır.
Vakıf, hayır için vardır. Vakıf, aile saltanatı için kurulamaz. Vakıf, kamu kaynağını perdelemek için kullanılamaz. Vakıf, siyasi nüfuz ve ekonomik rant kapısı olamaz.
Bursa'da vakıf gerçeği bütün yönleriyle araştırılmalıdır. Çünkü vakıf adıyla toplanan her bağışta, tahsis edilen her binada, kullanılan her araçta, verilen her bursta ve işletilen her kurumda toplumun hakkı vardır. MUHARREM DEĞİRMEN 3. GÖZ HRA
 
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
logo

   E-posta: bilgi(@)ucuncugozgazetesi.com
Tüm hakları Üçüncü Göz Gazetesi adına saklıdır: ©2019-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir.