HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 25 ŞUBAT 2026, ÇARŞAMBA

PROJE ÇÖPLÜĞÜNE DÖNEN OKULLARIMIZ

25.02.2026 00:00
‎Son yıllarda eğitimde tuhaf bir yarış var:
‎Kim daha çok proje yaptı?
‎Hangi okul kaç dosya yükledi?
‎Hangi öğretmen kaç başlık açtı?
‎Sayılar büyüyor, tablolar kabarıyor, sunumlar şişiyor…
‎Peki ya nitelik?
‎Üst makamların, nitelik aramadan; her öğrencinin en az bir, her öğretmenin onlarca proje hazırlamasını talep etmesi, eğitime zarar veren bir çılgınlıktır. Proje üretmek kötü değildir. Aksine, doğru yapıldığında eğitimin ruhudur. Ama zorunlu projecilik, eğitimin ruhunu öldürür.
‎Çünkü proje; meraktan doğar.
‎Dayatmadan değil.
‎Proje; ihtiyaçtan çıkar.
‎Talimatla değil.
‎Bugün birçok okulda yaşanan şey üretim değil, performans gösterisidir. Öğretmen ders anlatmak yerine evrak tamamlıyor. Öğrenci araştırma yapmak yerine internetten kopyala-yapıştır yapıyor. Ama tabloda her şey harika görünüyor.
‎Nicelik takıntısı niteliğin düşmanıdır.
‎Bir ülkede her öğrenciye "en az bir proje" zorunluluğu getiriyorsanız, aslında şunu söylüyorsunuz: "Önemli olan içeriği değil, sayıyı tutturmak." Oysa eğitim sayı hedefiyle değil, derinlikle ilerler.
‎Bu yaklaşımın daha tehlikeli bir boyutu var:
‎Üst makamlara yaranma kültürü.
‎Proje üretmek için değil, görünmek için proje yapılmaya başlandığında eğitim kurumu olmaktan çıkar, bürokratik vitrine dönüşür. Yaranma kültürü eleştirel düşünceyi değil, itaati besler. İtaat eden öğretmen yetiştirir. Sorgulamayan öğrenci büyütür.
‎Sonra dönüp "Neden özgün fikir çıkmıyor?" diye sorarız.
‎Gerçek proje sayıyla ölçülmez.
‎Gerçek proje bir öğrencinin gözündeki ışıltıyla ölçülür.
‎Bir öğretmenin "Bu çocuk gerçekten öğrendi" diyebilmesiyle ölçülür.
‎Eğitim rapor yetiştirme yarışı değildir.
‎Eğitim insan yetiştirme sanatıdır.
‎Az ama iyi proje, çok ama boş projeden değerlidir.
‎Az ama özgün üretim, kalabalık dosyalardan kıymetlidir.
‎Eğer gerçekten güçlü bir gelecek istiyorsak, projeyi dayatmaktan vazgeçip merakı beslemeliyiz. Çünkü merakın olduğu yerde nitelik vardır. Talimatın olduğu yerde ise yalnızca sayı.
‎Elbette proje kötü değildir. Proje; doğru planlanırsa, derinlik kazandırır. Ancak her gelen idarecinin kendi izini bırakma telaşıyla başlatılan uygulamalar, kurumsal hafızayı yok eder. Eğitim süreklilik ister; heyecan değil.
‎Bugün okulların koridorlarına bakın.
‎Duvarlar sertifika dolu, panolar etkinlik dolu.
‎Ama öğrencinin okuduğunu anlama oranı?
‎Matematiksel akıl yürütme becerisi?
‎Eleştirel düşünme kapasitesi?
‎Asıl sorular bunlar.
‎‎Proje enflasyonu, emeğin değerini düşürüyor. Çokluk kaliteyi garanti etmez. Tam tersine, odak kaybı yaratır. Okul; vitrin değil, atölyedir. Gösteri değil, derinlik üretmelidir.
‎Belki de artık şunu sormalıyız!..
‎Okullar proje mi yapıyor, yoksa proje yapmak için mi okul var?
‎Eğitim; belge sayısıyla değil, insan kalitesiyle ölçülür.
‎Ve insan yetiştirmek, afiş asarak değil; zihne dokunarak olur.

İZ BIRAKAN ÖĞRENCİLER-5
Bir öğretmenin en büyük serveti nedir bilir misiniz?
‎Yetiştirdiği öğrencileridir.Bu gün iz bırakan öğrencilerimiz yazımızın konuğu Yeniköy ilköğretim okulundan Yasin Eldeş.
‎Bugün bankacı olan öğrencim Yasin Eldeş,şimdi hayatın tam merkezinde, ekonominin nabzının attığı bir alanda görev yapıyor.
‎Bankacılık sadece para saymak değildir.
‎Güven yönetmektir.
‎Sorumluluk taşımaktır.
‎Disiplin, dikkat ve ahlak gerektirir.
‎Yasin'in o yıllarda taşıdığı ciddiyet, çalışkanlık ve karakter sağlamlığı bugün mesleğine yansıyorsa, bir öğretmen olarak bundan daha büyük bir mutluluk olabilir mi?
‎Bir öğrencinin başarıya ulaşması tesadüf değildir.
‎Emek vardır.
‎Sabır vardır.
‎Düşüp kalkmalar vardır.
‎Ama en önemlisi, vazgeçmemek vardır.
‎Sevgili Yasin Eldeş,
‎Sen sadece bir bankacı olmadın.
‎Bir öğretmenin yüreğinde iz bırakan öğrencilerden biri oldun.
‎Yolun açık, kazancın helal, başarın daim olsun.
‎Seninle gurur duyuyorum.
 
Yılmaz AYDEYER / MİHRALI BEY / diğer yazıları
•PROJE ÇÖPLÜĞÜNE DÖNEN OKULLARIMIZ 25 00:00:00.02.2026
•ORHANGAZİDE BİR ZAMANLAR BİR OKULDAN TEKRARI YAPILAMAYAN ULUSLARARASI HALK OYUNLARI FESTİVALİ DÜZENLEME BAŞARISI. 18 00:00:00.02.2026
•TÜRKİYE VE ORHANGAZİDE ÖZEL OKUL GERÇEĞİ. 10 00:00:00.02.2026
•Orhangazi’de Eğitim Alarm Veriyor “14 Bin Öğrenci, 40 Kişilik Sınıflar, Düşen Başarı" 03 00:00:00.02.2026
•EĞİTİMDE MAKYAJ, SINAVDA ÇÖKÜŞ ‎(TAKTİRNAMELİ ÇÖKÜŞ) 28 00:00:00.01.2026
•ORHANGAZİ MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ HUKUKA AYKIRI Mİ YÖNETİLİYOR? 20 00:00:00.01.2026
•OKUMAYAN TOPLUM,. ‎ÇÖKEN EĞİTİM VE TÜRKİYE GERÇEĞİ 15 00:00:00.01.2026
•“YAZMALISIN HOCAM” "EğitimYöneticiliğinden köşe yazarlığına" 11 00:00:00.01.2026
•‎NEDEN ÜÇÜNCÜ GÖZ ? 02 00:00:00.01.2026
•Pahalı Kantin, Güvensiz Sokak, Orhangazi’de Öğrenci Gerçeği 24 00:00:00.12.2025
•MÜDÜR BEY!... 17 00:00:00.12.2025
•İLÇE MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRÜ GERÇEKTEN YÖNETİYOR MU, YOKSA SADECE MAKAMI MI DOLDURUYOR? 10 00:00:00.12.2025
•Öğretmenevi peşkeş iddialarına karşı susamazsınız! 27 00:00:00.11.2025
•MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'Ü ANLAMAK 10 00:00:00.11.2025
•Futbolun Mezar Taşında Orhangazi Yazıyor! 05 00:00:00.11.2025
•Bir ülkenin gerçek yüzü, sokaklarındaki düzenle, meydanlarındaki bayraklarla değil; en savunmasız insanlarına nasıl davrandığıyla ölçülür. Bugün bu ülkede, Aydın Söke Açık Cezaevi’nde, sessizce tükenen bir hayat var: Öztürk K. Öztürk K. %75 engelli. Talesemi majör hastası, aynı zamanda tip 1 diyabetli. Yani yaşamı boyunca düzenli kan nakline, insüline ve hijyenik ortama ihtiyaç duyan bir insan. Yürüyerek girdiği cezaevinde bugün artık yatalak hale gelmiş durumda. Kendi ihtiyaçlarını karşılayamıyor, yürüyemiyor, elleri titriyor, bilinci kimi zaman gidip geliyor. Ve o hâlâ orada, duvarların arkasında “infaz” adı altında yaşam mücadelesi veriyor. Cezalandırmak, bir toplumu düzen içinde tutmanın aracıdır, denir. Ama insan onurunu korumayan bir ceza, artık adaletin değil, intikamın alanına girer. Bugün Türkiye’de, “hasta mahpuslar” başlığı altında yüzlerce insan, fiilen ölüm cezasına mahkûm edilmiş durumda. Her rapor “cezaevinde kalamaz” dese de, her dilekçe “uygun değildir” gerekçesiyle geri dönüyor. Peki, neye uygun değildir? Bir insanın yaşamasına mı? Bir devletin vicdanına mı? Öztürk K.’nin kardeşi, “Yürüyerek girdi, şimdi nefes bile alamıyor. Kimse duymuyor” diyor. Oysa devlet, her yurttaşının yaşam hakkını korumakla yükümlüdür — suçlu ya da suçsuz fark etmeksizin. Çünkü yaşam hakkı, hiçbir mahkemenin elinden alamayacağı bir haktır. Cezaevleri, yalnızca demir parmaklıkların ardındaki suçluların değil, dışarıdaki toplumun da aynasıdır. O aynada ne görüyoruz? Gözünü kapatmış bir sistem mi, yoksa el uzatmaya cesaret eden bir toplum mu? Bir devletin adaleti, güçlüye değil, güçsüze gösterdiği şefkatle ölçülür. Öztürk K.’nin durumu bir istisna değil, bir gösterge. Bir ülkenin sağlık sistemi, hukuk düzeni ve vicdanı burada kesişiyor. Ve biz, üçü arasında sıkışmış bir insanın her geçen gün eriyişini izliyoruz. Bu bir siyaset meselesi değil. Bu, insanlık meselesi. Bir insanın yaşamasına yardım etmek, bir partinin, bir ideolojinin, bir grubun meselesi değildir. Bu, hepimizin ortak sorumluluğudur. Yetkililere sesleniyorum: Adalet Bakanlığı’na, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’ne, İnsan Hakları Kurumları’na… Bu bir “dosya” değil, bir hayat. Ve o hayat, gün be gün elimizden kayıyor. Bir insanın ölüme terk edilmesi, hukukun değil, sessizliğin eseridir. Ve biz sustukça, adalet bir kelimeden ibaret kalır. Bir mahkûmun yatağında öylece çürüyüp gitmesi, hepimize dokunmalı. Çünkü bir gün, adaletin terazisi yeniden kurulacak. O gün geldiğinde, belki de en çok şunu sorgulayacağız: “Biz sustuğumuzda kim ölmüştü?” 29 00:00:00.10.2025
•Orhangazi’nin Sınavı. ‎Eğitim mi, Ezber mi? 22 00:00:00.10.2025
•DÜŞÜNÜR KOLEJİ GERÇEĞİ. . . 14 00:00:00.10.2025
•KİM BU OKUL MÜDÜRÜ? 08 00:00:00.10.2025
•Uyuşturucu ile çürütülen nesil. . 02 00:00:00.10.2025
•Çocuklar Tarikatlara Teslim Edilmez, Edilmemeli! 25 00:00:00.09.2025
•Orhangazi’de “Kırtasiye Parası” Oyunu 17 00:00:00.09.2025
•‎O günün öğrencileri açtı, üşüyordu 10 00:00:00.09.2025
•Orhangazi 2025-2026 Eğitim-Öğretimine Hazır mı(?) 03 00:00:00.09.2025
•DEFTER YERİNE SİLAH TUTAN ELLER.. . 29 00:00:00.08.2025
•OKULLARDA EK DERS YOLSUZLUKLARI 20 00:00:00.08.2025
•İmam Hatipler Neden Boş? 12 00:00:00.08.2025
•Muharrem Değirmen ve ÇPL 05 00:00:00.08.2025
•3.Göz Gazetesinin Orhangazi Eğitimine katkısı 29 00:00:00.07.2025
• “Fen Lisesi açtık” demekle olmuyor ‎ 24 00:00:00.07.2025
•ORHANGAZİ’DE LGS FİYASKOSU ve Orhangazi’de Eğitim Kıyımı 15 00:00:00.07.2025
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
logo

   E-posta: bilgi(@)ucuncugozgazetesi.com
Tüm hakları Üçüncü Göz Gazetesi adına saklıdır: ©2019-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir.