HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 04 ŞUBAT 2026, ÇARŞAMBA

Orhun Yazıtları’ndan Günümüze Uzanan Çizgi

03.02.2026 23:04
Orhun Yazıtları’ndan Günümüze Uzanan Çizgi
Orhun Yazıtları’ndan Günümüze Uzanan Çizgi
Orhangazi, bilimsel içeriği, kültürel derinliği ve geniş katılımla gerçekleşen nitelikli bir söyleşiye ev sahipliği yaptı. Zafer Partisi Orhangazi İlçe Başkanlığı tarafından düzenlenen program, Türk kimliğinin tarihsel, kültürel ve bilimsel temellerini ele alan kapsamlı bir buluşma olarak kamuoyunun dikkatini çekti. Antropolog Dr. Levent Sevik, gerçekleştirdiği sunumda "Türk Kimdir? Günümüzde Türk Olmak" sorusunu çok katmanlı bir perspektifle değerlendirdi.
Zafer Partisi Orhangazi İlçe Başkanlığı'nın organizasyonuyla hayata geçirilen program, Orhangazi Kültür Merkezi'nde gerçekleştirildi. Etkinlik, Orhangazi'de kültür ve bilim temelli toplantılara duyulan ilginin güçlü biçimde sürdüğünü ortaya koydu. Farklı yaş ve meslek gruplarından katılımcıların salonu doldurması, programın yalnızca belirli bir kesime değil, geniş bir toplumsal zemine hitap ettiğini gösterdi.
Orhangazi, 31 Ocak 2026 Cumartesi akşamı bilimsel içerikli ve yoğun katılımlı bir söyleşiye ev sahipliği yaparak hafta sonuna dikkat çeken bir kültür etkinliğiyle girdi. Zafer Partisi Orhangazi İlçe Başkanlığı tarafından düzenlenen programda antropolog Dr. Levent Sevik, "Türk Kimdir? Günümüzde Türk Olmak" başlıklı sunumuyla Türk kimliğini tarih, kültür ve antropoloji ekseninde çok boyutlu bir çerçevede ele aldı.
 "TÜRK KİMDİR?" SORUSU ÇOK KATMANLI BİR ZEMİNDE TARTIŞILDI
Dr. Levent Sevik'in sunumu, tek bir başlığa sıkışmayan, geniş bir tematik örgü üzerine kuruldu. "Türk kimliği" kavramı; tarihsel süreklilik, kültürel bellek, antropolojik yaklaşım ve modern dünyadaki kimlik tartışmalarıyla birlikte değerlendirildi. Sunumun ana omurgasını, kimliğin yalnızca soy bağı ya da siyasi aidiyet üzerinden okunamayacağı; dil, kültür, ortak tarih bilinci ve toplumsal hafıza gibi unsurların birlikte ele alınması gerektiği yaklaşımı oluşturdu.
Program boyunca Türk kimliğine ilişkin yaygın kabuller ile bilimsel yöntemle tartışılabilir başlıklar ayrıştırıldı. Antropolojinin, kimlik tartışmalarına nasıl bir yöntem kazandırdığı; "tanım", "aidiyet", "kültür" ve "toplumsal süreklilik" gibi kavramların hangi çerçevelerde ele alınabileceği örneklerle açıldı.
ORHUN YAZITLARI'NDAN GÜNÜMÜZE UZANAN ÇİZGİ
Söyleşinin dikkat çeken bölümlerinden biri, Orhun Yazıtları üzerinden yapılan tarihsel okuma oldu. Yazıtlarda yer alan yönetim anlayışı, toplum düzeni, birlik fikri ve gelecek tasavvurunun; günümüzde kimlik ve toplumsal bütünlük tartışmalarına nasıl ışık tutabileceği üzerinde duruldu. Katılımcılar, "taşa kazınan hafıza" ile "günümüzün kimlik arayışları" arasında kurulan bu bağlantıyı, programın en güçlü hatlarından biri olarak değerlendirdi.
Sunumda ayrıca, Türk tarihinin farklı dönemlerinde kimliğin nasıl inşa edildiği, hangi kırılmalarla yeniden biçimlendiği ve modern dünyada kimlik kavramının ne tür sınamalarla karşılaştığı başlıkları da ele alındı. Böylece söyleşi, yalnızca "geçmişi anlatan" bir formatta kalmadı; bugünle doğrudan temas kuran bir düşünme zemini sundu.
ANTROPOLOJİK PERSPEKTİF: GENETİKTEN KÜLTÜRE, TOPLUMDAN HAFIZAYA
Etkinliğin bilimsel tarafı özellikle antropoloji çerçevesinde görünür kılındı. Dr. Sevik'in sunumunda, kimlik tartışmalarının yalnızca biyolojik/genetik verilerle açıklanamayacağı; kültür, sosyal yapı, dil, gelenek, ortak hafıza ve tarihsel deneyim gibi unsurların kimliğin temel bileşenleri olduğu vurgulandı. Bu çerçevede "genetik" kavramı, çoğu zaman yanlış bağlamlara çekilebilen bir başlık olarak ele alındı; bilimsel verinin neyi söylediği ve neyi söylemediği ayrımı netleştirildi.
Dinleyiciler açısından "bilimsel açıklama" ile "popüler kanaat" arasındaki farkın berrak biçimde kurulması, programın eğitimsel değerini artıran unsurlar arasında yer aldı. Sunum, kavramların altını doldurarak ilerlediği için, kimliğe dair tartışmaların duygusal tepkiler yerine bilgi temelli bir zeminde yapılabilmesine imkân tanıdı.
SORU-CEVAP BÖLÜMÜ YOĞUN İLGİ GÖRDÜ
Programın ikinci bölümünde gerçekleşen soru-cevap kısmı, katılımcıların aktif şekilde dahil olduğu bir akışa dönüştü. Kimliğin tanımı, günümüzde kimlik tartışmalarının neden sertleştiği, kültürel aidiyetin nasıl korunabileceği, modernleşme sürecinin kimlik üzerinde oluşturduğu etkiler ve tarihsel kaynakların nasıl okunması gerektiği gibi başlıklar öne çıktı. Bu bölüm, söyleşinin tek yönlü bir sunumdan çıkıp doğrudan toplumsal tartışma alanına dönüşmesini sağladı.
 "SİYASİ DEĞİL, KÜLTÜREL BİR HİZMET" VURGUSU
Etkinliğin ardından programın organizasyonuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yakup Yüce, buluşmanın bir siyasi toplantı değil, toplumsal bilinçlenmeye dönük kültürel bir hizmet niteliği taşıdığını vurguladı. Yüce'nin değerlendirmesi; "Orhangazi'de tarihin ve bilimin engin denizine yelken açıldığı" ve "Türk Kimdir?" sorusuna bilimsel temelli yanıtlar arandığı yönünde şekillendi. Programın temel hedefinin ayrıştırıcı bir dil değil, bilgi üzerinden ortak zemini büyütmek olduğu ifade edildi. "Kavgaya değil, bilgiye; ayrışmaya değil, birleşmeye talip olma" yaklaşımı, gecenin ana mesajlarından biri olarak öne çıktı.
Yüce ayrıca, bu yolculukta emeği geçenlere, programın hazırlanmasına katkı sunanlara ve salonu doldurarak etkinliğe sahip çıkan Orhangazililere teşekkür ederek, benzer nitelikte kültürel-bilimsel buluşmaların devam etmesi yönündeki beklentiyi de güçlendirdi.
ORHANGAZİ'DE BİLGİ TEMELLİ BULUŞMALARA GÜÇLÜ İLGİ
Söyleşi, yerel ölçekte düzenlenmesine rağmen ele aldığı konu başlığı ve kullandığı yöntem itibarıyla geniş bir ilgi alanına hitap etti. Etkinlik; tarih bilinci, kültürel süreklilik ve kimlik tartışmalarına dair popüler yaklaşımların ötesine geçerek, bilginin rehberliğinde ortak bir tartışma zemini oluşturdu. Katılımcılar açısından program, hem yeni bilgilerle beslenilen hem de mevcut kabullerin yeniden sorgulanabildiği bir düşünce alanı sundu.
Orhangazi'de düzenlenen bu söyleşi, "Türk kimliği" gibi hassas ve çok boyutlu bir konunun; polemik yerine bilimsel yöntem, slogan yerine kavram, ayrışma yerine ortak akıl ekseninde ele alınabileceğini gösteren dikkat çekici bir buluşma olarak kayda geçti.
 Haber-Muharrem Değirmen / 3. Göz HRA
 
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
logo

   E-posta: bilgi(@)ucuncugozgazetesi.com
Tüm hakları Üçüncü Göz Gazetesi adına saklıdır: ©2019-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir.