HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 04 ŞUBAT 2026, ÇARŞAMBA

MİLLİ SİYASET ŞARTTIR

Kutlu Parti Eğitim Politikaları Başkanı Prof. Dr. Cemalettin Taşkıran'dan Suriye, PKK ve TBMM Komisyonu Üzerine Sert Uyarılar
 
04.02.2026 00:50
MİLLİ SİYASET ŞARTTIR
MİLLİ SİYASET ŞARTTIR
Suriye'de yaşanan son gelişmeler, Türkiye'nin uzun süredir karşı karşıya olduğu terör tehdidinin yalnızca sınır ötesi bir güvenlik meselesi olmadığını, aynı zamanda doğrudan milli bütünlüğü ilgilendiren stratejik bir sorun olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Kutlu Parti Eğitim Politikaları Başkanı Prof. Dr. Cemalettin Taşkıran, Suriye sahasında yaşananlar ile Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde oluşturulan komisyonun çalışmaları arasında ciddi bir çelişki bulunduğunu belirterek, sürecin artık sorgulanması gerektiğini vurguladı.
SDG GERÇEĞİ NETLEŞTİ: BÖLME PLANI AÇIKÇA ORTADA
Prof. Dr. Taşkıran, Suriye'de yaşanan olaylar sonrasında SDG adı altında faaliyet gösteren yapının, Suriye'yi bölmeyi hedefleyen ve PKK bağlantılı unsurlardan oluştuğunun artık tartışmasız biçimde ortaya çıktığını ifade etti. Bölgedeki fiili durumun, bu yapıların bir devlet kurma hedefinden vazgeçmediğini gösterdiğini belirten Taşkıran, Türkiye'nin bu gerçeği görmezden gelerek iç siyasette farklı bir tablo çizmeye çalışmasının kabul edilemez olduğunu dile getirdi.
TBMM KOMİSYONU RAPOR AŞAMASINDA AMA SAHADAKİ GERÇEKLİK FARKLI
TBMM'de kurulan komisyonun rapor yazım aşamasına girdiğini hatırlatan Taşkıran, komisyonda yer alan siyasi partilerin daha önce kendi raporlarını kamuoyuyla paylaştığını ve özellikle terör örgütüne yakın çevrelerin hazırladığı 12 maddelik raporun, ortaya çıkacak ortak metnin yönünü büyük ölçüde gösterdiğini söyledi.
Bu noktada, TBMM Başkanının "Türkçe dışında hiçbir dilin resmi dil olmadığı" yönündeki açıklaması ile Dışişleri Bakanının "Öcalan ikili oynuyor" ifadesinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Taşkıran, bu açıklamaların aslında PKK'nın silah bırakma gibi bir niyeti olmadığını açıkça ortaya koyduğunu ifade etti.
SİLAH BIRAKMA SÖYLEMİ KAMUOYUNU YATIŞTIRMAYA YÖNELİK
Prof. Dr. Taşkıran'a göre, silah bırakma tartışmaları gerçeği yansıtmaktan çok, Türk kamuoyunu geçici olarak yatıştırmaya yönelik bir algı çalışması niteliği taşıyor. Suriye'deki son askeri ve siyasi gelişmelerin, TBMM'de kurulan komisyonun fiilen anlamını yitirdiğini ortaya koyduğunu belirten Taşkıran, buna rağmen komisyonun rapor yazmaya devam etmesini ciddi bir çelişki olarak değerlendirdi.
SURİYE'DE KÜRTLER TANINDI, PKK UNSURLARI DIŞLANIYOR
Suriye'de vatandaş bile sayılmayan Kürtlerin, yeni yönetim tarafından ülkenin asli unsurlarından biri olarak kabul edildiğini hatırlatan Taşkıran, 18 Ocak 2026 tarihli Ateşkes ve Tam Entegrasyon Anlaşması'nın 11 ve 12. maddelerine dikkat çekti. Bu maddelerde Kürt halkının kültürel ve dilsel haklarının tanındığını, mülkiyet haklarının iadesinin öngörüldüğünü ve SDG'nin tüm yabancı PKK liderlerini Suriye dışına çıkarmayı taahhüt ettiğini ifade etti.
YPG ANLAŞMAYI REDDETTİ, SAHADA KAYBETTİ
Ancak Prof. Dr. Taşkıran'a göre, YPG bu anlaşmayı kısa sürede reddederek Halep ve çevresinde Suriye ordusuyla çatışmaya girdi. Bu süreçte ciddi kayıplar yaşayan örgüt, birçok bölgedeki varlığını yitirirken, dört günlük geçici bir ateşkes sağlandı. Buna rağmen PYD ve YPG'nin anlaşmaya yanaşmadığını belirten Taşkıran, Suriye ordusunun kararlı ilerleyişi sonucunda Fırat'ın doğusundaki birçok bölgenin de örgütün kontrolünden çıktığını söyledi.
Bugün itibarıyla Ayn el Arap, Rakka ve Kamışlı gibi sınırlı alanlarda tutunmaya çalışan yapının, bir yerlerden gelen talimatla Suriye ordusunun 15 gün süreyle yeni bir ateşkes ilan etmesiyle geçici bir nefes aldığını belirten Taşkıran, asıl hedefin enerji ve su kaynaklarını bırakmamak ve federal bir yapı oluşturmak olduğunu vurguladı.
SİLAH BIRAKMAYAN YAPILAR VARKEN KOMİSYONUN ANLAMI YOK
Prof. Dr. Taşkıran, tüm bu gelişmeler yaşanırken, PKK'nın bir kolu olan YPG ve PYD silah bırakmamışken, Türkiye'de kurulan komisyonun hâlâ ortak rapor hazırlamasının hiçbir anlamı olmadığını söyledi. Komisyonun kuruluş amacının kamuoyuna uzlaşma ve kardeşlik söylemiyle sunulduğunu, ancak sahadaki gerçeklerin bu söylemleri boşa çıkardığını ifade etti.
PKK VE UZANTILARI KÜRTLERİ TEMSİL ETMİYOR
Taşkıran'a göre, ne PKK ne de PYD ve YPG, Türkiye'deki ya da Suriye'deki Kürt kardeşleri temsil etmiyor. Son gelişmeler, bu yapıların Kürt halkı adına değil, emperyalist planlar doğrultusunda hareket ettiğini açıkça göstermiş durumda. Ayrıca, yaklaşık on yıldır terör örgütünü kendi çıkarları doğrultusunda kullanan güçlerin, yeni yönetimlerle anlaşarak dün destekledikleri yapıları bugün ortada bıraktığını belirtti.
PAZARLIK GÖRÜNTÜSÜ MİLLETİN KABUL ETMEYECEĞİ BİR SÜREÇTİR
Bu noktada Prof. Dr. Cemalettin Taşkıran, kamuoyunun sorması gereken temel sorunun altını çizdi: Milletin asla kabul edemeyeceği, pazarlık görüntüsü veren bu sürecin neden hâlâ devam ettirildiği. Taşkıran'a göre, bu sorunun cevabı açık ve nettir; Türkiye'nin Cumhuriyetin temel ilkelerine dayalı milli siyasete dönmekten başka bir seçeneği yoktur.
TÜRKİYE SURİYE DEĞİLDİR, BEKA GÖZ ARDI EDİLEMEZ
Türkiye'nin Suriye ile kıyaslanamayacağını vurgulayan Taşkıran, emperyalist güçlerle belli bir noktaya kadar birlikte yürünebileceğini, ancak onların vaatlerine kanmanın ve taleplerini kabullenmenin telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğuracağını ifade etti. Kısa vadede günü kurtarıyor gibi görünen adımların, uzun vadede ülkenin bekasını tehdit edeceğini söyledi.
TERÖRLE MÜCADELE EDİLİR, PAZARLIK YAPILMAZ
Prof. Dr. Taşkıran, terör örgütleriyle mücadelenin tek yolunun kararlılık olduğunu belirterek, bu yapıların isteklerinin hem Suriye'de hem de Türkiye'de defalarca görüldüğünü hatırlattı. Türkiye'nin artık kaybedecek vakti olmadığını vurgulayan Taşkıran, acilen milli politikalara dönülmesi ve milli bir siyaset izlenmesinin zorunlu hale geldiğini ifade etti.
CUMHURİYET SAHİPSİZ DEĞİLDİR
Açıklamasının sonunda güçlü bir Cumhuriyet vurgusu yapan Prof. Dr. Cemalettin Taşkıran, Türkiye ve Türk milletinin sahipsiz olmadığını, 105 yıl önce kurulan Cumhuriyet'e milletin mutlaka sahip çıkacağını söyledi. Cumhuriyetin etnik ya da inanç temelli hareketlerle değil, bu topraklara aidiyet ve mensubiyet duyanlarla kurulduğunu hatırlatan Taşkıran, Cumhuriyetin şeklini, ilkelerini ve kuruluş felsefesini değiştirmeye çalışanların hüsrana uğramaya mahkûm olduğunu ifade etti.
Kutlu Parti Eğitim Politikaları Başkanı Prof. Dr. Cemalettin Taşkıran'ın değerlendirmeleri, Türkiye'nin önündeki sürecin yalnızca bir güvenlik meselesi değil, aynı zamanda bir milli duruş ve beka meselesi olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Haber-Muharrem Değirmen / 3. Göz HRA
 
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
logo

   E-posta: bilgi(@)ucuncugozgazetesi.com
Tüm hakları Üçüncü Göz Gazetesi adına saklıdır: ©2019-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir.