HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 28 OCAK 2026, ÇARŞAMBA

İZNİK ÜRETİR, ORHANGAZİ SEYREDER: ORHAN BEY CAMİİ’NİN EN NET TARİHİ TASVİRİ İZNİK’TE ORTAYA ÇIKTI,

28.01.2026 01:12
İZNİK ÜRETİR, ORHANGAZİ SEYREDER: ORHAN BEY CAMİİ’NİN EN NET TARİHİ TASVİRİ İZNİK’TE ORTAYA ÇIKTI,
İZNİK ÜRETİR, ORHANGAZİ SEYREDER: ORHAN BEY CAMİİ’NİN EN NET TARİHİ TASVİRİ İZNİK’TE ORTAYA ÇIKTI,
Orhangazi'nin tarihî belleği açısından kritik değerde bir görsel belge, Orhangazi'de yıllardır konuşulmadan, araştırılmadan ve kamuoyuna sunulmadan dururken; İznik Belediyesi Tarih Araştırmaları Merkezi'nde yürütülen arşiv çalışması sayesinde gün yüzüne çıktı. Söz konusu belge "kayıp" değildi; koleksiyonlarda varlığını sürdürüyordu. Ancak bugüne kadar Orhangazi'de bu belgeyi bilen, takip eden, araştıran ve Orhangazi halkına anlatan bir kurumsal refleks ortaya konulmadığı için, fiilen "bilinmeyen" ve "duyurulmamış" bir değer olarak kaldı.
Orhan Bey tarafından yaptırıldığı aktarılan; Yunan işgali döneminde ağır tahribata uğrayan ve 1940'lı yıllarda ayakta kalan tek minaresinin de "enkaz" gerekçesiyle kaldırıldığı belirtilen Orhan Bey Camii'nin, bugüne kadar görülen en net tasvirlerinden biri olduğu ifade edilen 1824 tarihli yağlı boya resim, İznik Belediyesi Tarih Araştırmaları Merkezi sorumlusu İbrahim Tektaş tarafından yapılan arşiv incelemeleri sırasında tespit edildi.
Bu gelişme, tek başına bir sanat eseri bulunmasından ibaret değil. Orhangazi'nin tarihine, kent kimliğine, kültürel mirasına ve yerel yönetimlerin tarih bilincine dair çok daha büyük bir tabloyu işaret ediyor. İznik'te arşiv emeğiyle ortaya çıkarılan bir Orhangazi belgesinin, Orhangazi'de nasıl ele alındığı ve Orhangazi halkının neden hâlâ bilgilendirilmediği sorusu artık görmezden gelinemeyecek bir noktaya geldi.
ORHANGAZİ'NİN TARİHÎ HAFIZASI NEDEN KENDİ İLÇESİNDE ARANMIYOR
Orhangazi, Osmanlı erken dönem mirası açısından yalnızca bir ilçe değildir; bir kurucu hafızanın mekânlarıyla anılan, adı tarih içinde yer etmiş bir merkezdir. Bu nedenle Orhan Bey Camii gibi bir yapının görsel kaydı, sıradan bir nostalji unsuru değil; kent tarihi çalışmaları, kültür rotaları, eğitim içerikleri, turizm anlatıları ve yerel kimlik inşası için temel veri niteliğindedir.
Ancak Orhangazi'de uzun süredir görülen tablo şudur: İlçenin tarihî değerleri üzerinden planlı bir arşiv taraması, bilimsel takip ve kurumsal yayıncılık yürütülmüyor. Kente ait belgeler bulunmuyor değil; bulunuyor, koleksiyonlarda duruyor. Mesele, bu belgelerin izini sürme iradesinin gösterilmemesi ve çıktığında da kamu yararı ekseninde yönetilmemesidir.
Bu nedenle İznik'te bulunan Orhangazi belgesi, aynı zamanda Orhangazi'de eksik kalan tarih bilincinin de aynasıdır.
ARŞİV ÇALIŞMASI İZNİK'TE YAPILDI, BELGE ORHANGAZİ'Yİ ANLATIYOR
Edinilen bilgilere göre, İznik Belediyesi Tarih Araştırmaları Merkezi sorumlusu İbrahim Tektaş'ın arşivlerde yürüttüğü tarama sırasında, 1824 yılına tarihlenen bir seyahat dizisi içinde Orhangazi'yi de kapsayan bir görsel kayda ulaşıldı. Bu kaydın, Orhangazi'deki Orhan Bey Camii'ni konu alan yağlı boya bir çalışma olduğu belirtiliyor.
Bu noktada altı çizilmesi gereken husus nettir: Belge Orhangazi'yi anlatıyor; ancak belgeye ulaşan emek İznik'te ortaya konuluyor. Bu emek, bir kişinin merakıyla sınırlı bir çaba değil; kurumsal bir merkez üzerinden yürütülen, arşiv ve kaynak okuması gerektiren disiplinli bir araştırma pratiğidir.
1824 TARİHLİ YAĞLI BOYA: ORHAN BEY CAMİİ'NİN EN NET TASVİRİ
Orhan Bey Camii'ne ilişkin söz konusu yağlı boya, 1824 yılında Sultan 2. Mahmut döneminde Bursa seyahati yapan Kont Carl Gustaf Löwenhielm tarafından yapıldı. Löwenhielm'in Orhangazi'ye de uğrayarak camiyi resmettiği; yapının biçimsel unsurlarını, çevresini ve dönemsel görünümünü yansıtan bir çalışma ortaya koyduğu aktarılıyor.
Bu tür seyahat resimleri, yalnızca "güzel bir görüntü" değildir. Mimari tarih için ölçü, oran, siluet, konum ve çevre ilişkisi gibi hayati ipuçları verir. Ayrıca bugün yapı tamamen ortadan kalkmış veya ağır değişime uğramışsa, bu resimler tarihsel rekonstrüksiyon tartışmalarının ilk referansları arasına girer.
Orhan Bey Camii'nin Yunan işgali döneminde zarar gördüğü ve 1940'larda kalan tek minaresinin de kaldırıldığı bilgileri dikkate alındığında, 1824 tarihli bu tasvir Orhangazi'nin kent hafızasında çok özel bir boşluğu doldurmaya adaydır.
SEYAHAT ROTASI VE GÖRSEL KAYIT GELENEĞİ: BURSA'DAN İZNİK'E, ORADAN İSTANBUL'A
Aktarılan bilgilere göre Löwenhielm, Bursa seyahatinin ardından İznik'e uğruyor; ardından Gemlik, Pazarköy ve Gebze hattı üzerinden İstanbul'a dönüş yapıyor. Bu hat üzerinde gezdiği yerleri çizimlerle kayıt altına aldığı; bu nedenle ortaya çıkan resimlerin yalnız Bursa merkezini değil, çevre yerleşimleri ve güzergâh üzerindeki önemli durakları da belgeleme niteliği taşıdığı belirtiliyor.
Bu ayrıntı, Orhangazi açısından ayrıca önemlidir: Orhangazi'nin 19. yüzyıl başındaki görünümü, bir "yol üzeri durak" olarak bile olsa, dönemin gözlemcisi tarafından kayda değer bulunmuştur. Bugün Orhangazi'de yapılması gereken, bu kaydı yalnızca duvara asılacak bir çerçeveye indirgemek değil; kent hafızasının bir parçası hâline getirmektir.
KONT CARL GUSTAF LÖWENHIELM KİMDİR, BU BELGE NEDEN DEĞERLİDİR
30 Ocak 1790 doğumlu, 18 Mayıs 1858'de vefat eden Carl Gustaf Löwenhielm, İsveçli bir diplomat ve korgeneraldir. 1824-1827 yılları arasında İstanbul'da Bab-ı Ali nezdinde İsveç elçisi olarak görev yaptığı; bu dönem boyunca farklı temalarda yaklaşık 250 resim ürettiği bilgisi paylaşılmaktadır.
Bu durum, Orhangazi'ye ait belgenin rastgele bir çizim olmadığını gösterir. Bir diplomatik misyon, uzun süreli gözlem ve sistematik kayıt üretimi söz konusudur. Üstelik bu tür koleksiyonlar, "kişisel albüm" değil; kurum arşivine girmiş, akademik erişime konu olmuş kütüphane koleksiyonlarıdır.
Bu nedenle Orhangazi'yi anlatan yağlı boya, yalnız yerel bir merak konusu değil; uluslararası arşiv ağında karşılığı olan bir tarih belgesidir.
KOLEKSİYONUN ADRESİ: UPPSALA ÜNİVERSİTESİ CAROLINA REDIVIVA KÜTÜPHANESİ
Aktarılan bilgiye göre Löwenhielm'in tüm koleksiyonu Uppsala Üniversitesi Kütüphanesi'nde, Carolina Rediviva olarak bilinen koleksiyonda muhafaza edilmektedir. Bu, belgenin izlenebilirliğini ve doğrulanabilirliğini sağlar: Koleksiyon numarası, arşiv kaydı, künye bilgisi ve kullanım koşulları üzerinden belgenin kurumsal kimliği netleştirilebilir.
Bu noktada Orhangazi Belediyesi'nin veya Orhangazi'deki kültür kurumlarının yapması gereken iş bellidir: Belgeyi yalnızca "çıktı alıp çerçevelemek" değil; künyesiyle, kaynak bilgisiyle ve izin süreçleriyle birlikte Orhangazi adına kurumsal bir kayıt üretmek.
JULES LAURENS VE BENZERİ ÖRNEKLER: ANADOLU'YU BELGELEYENLERİN ORTAK ÖZELLİĞİ
19. yüzyılda Anadolu'ya dair görsel kayıt üretimi yalnız Löwenhielm'le sınırlı değildir. Jules Joseph Augustin Laurens gibi sanatçılar da uzun seyahatlerde yerleri, kıyafetleri ve insanları çizmiş, binlerce görsel üretmiştir. Bu örnek, Orhangazi açısından şu mesajı verir: Anadolu'nun pek çok noktası, yabancı seyyahlar, diplomatlar ve sanatçılar tarafından belgelendi; mesele bu belgeleri bulup kent hafızasına kazandıracak iradeyi gösterebilmektir.
İznik bunu yapıyor. Orhangazi'nin yaptığı ise çoğu zaman hazır olanı kullanmakla sınırlı kalıyor.
İZNİK BAŞKANI GÖSTERİYOR, ORHANGAZİ'DE AÇIKLAMA YOK
Edinilen bilgilere göre İznik Belediye Başkanı Kağan Mehmet Usta, Orhangazi ile ilgili bulunan bu resim ve çalışmayı Orhangazi Belediye Başkanı'na bizzat gösteriyor. Buraya kadar tablo nettir: İznik'te ortaya çıkarılan bir Orhangazi belgesi, Orhangazi'yle paylaşılıyor.
Ancak bundan sonraki adım Orhangazi açısından bir kamu yönetimi sınavına dönüşüyor. Çünkü iddiaya göre Orhangazi Belediyesi, belgenin nasıl bulunduğu, hangi arşiv çalışmasının ürünü olduğu, İznik Belediyesi Tarih Araştırmaları Merkezi'nin ve İbrahim Tektaş'ın emeğinin ne olduğu konusunda Orhangazi halkına tek bir bilgilendirme yapmıyor.
Bu sessizlik, belgenin değerini azaltmıyor; tam tersine, belgenin nasıl ele alındığına ilişkin soru işaretlerini büyütüyor.
ÇIKTI AL, ÇERÇEVELET, HEDİYE ET: KÜNYESİZ, KAYNAKSIZ, HİKÂYESİZ
İddialara göre Orhangazi Belediyesi, söz konusu görselin çıktılarını aldırıyor, çerçeveletiyor ve ilçeye gelen konuklara hediye ediyor. Ancak burada asıl mesele "hediye edilmesi" değil; belgenin künye zincirinin ortadan kaldırılmasıdır.
Bir tarih belgesi, künyesiyle yaşar. Kim yaptı, hangi tarihte yaptı, hangi koleksiyonda kayıtlı, hangi yöntemle bulundu, hangi kurumun emeğiyle tespit edildi, kullanım izni nasıl alındı. Bunlar açıklanmadığında, belge Orhangazi'ye hizmet etmez; sadece vitrinde kullanılan bir görsele dönüşür.
Daha açık söylemek gerekir: Kaynağı belirtilmeden, emeği anılmadan, bulunuş süreci anlatılmadan yapılan her kullanım, Orhangazi'nin kültür yönetimi açısından zayıf bir görüntü üretir.
ORHANGAZİ HALKINA NEDEN DUYURULMADI: BİR BELGE BULUNDUĞUNDA İLK MUHATAP KİMDİR
Bu belge, Orhangazi'nin tarihine aittir. O hâlde ilk muhatap Orhangazi halkıdır. Orhangazililer, ilçelerinin tarihî hafızasına dair böylesi bir keşiften haberdar edilmelidir. Belediyenin görevi; konuklara hediye dağıtmak değil, kendi halkını bilgilendirmek, yerel tarihi görünür kılmak ve kültürel değeri kamu yararına dönüştürmektir. Şu ana kadar görünen manzara ise şudur: Orhangazi halkı bilgilendirilmiyor, yerel tarih çalışması kurumsallaştırılmıyor, belge "protokol nesnesi"ne indirgeniyor.
İLK KEZ 3. GÖZ GAZETESİ YAYINLIYOR: BELGENİN KENDİSİ KADAR KÜNYESİ DE TARİHTİR
Orhan Bey Camii'ne ilişkin bu tarihî yağlı boya ve onun arka plan bilgileri, Orhangazi kamuoyuna ilk kez 3. Göz Gazetesi aracılığıyla sunuluyor. Buradaki temel gerekçe açıktır: Bir belgenin kamu değeri, yalnız varlığıyla değil; künyesiyle, hikâyesiyle ve bulunuş süreciyle birlikte toplumun erişimine açılmasıyla oluşur.
Bu nedenle haberin merkezinde iki şey vardır: Orhangazi adına son derece kıymetli bir tarih belgesi ve bu belgenin Orhangazi'de neden bugüne kadar görünür kılınmadığı gerçeği.
ORHANGAZİ BELEDİYESİ'NE AÇIK SORULAR: KÜNYE, İZİN, BİLGİLENDİRME, TEŞEKKÜR
Bu noktada Orhangazi Belediyesi'nin kamuoyuna açıklaması gereken başlıklar nettir:
Belge hangi tarihte belediye tarafından kullanıma alındı
Belgenin İznik Belediyesi Tarih Araştırmaları Merkezi çalışmasıyla tespit edildiği bilgisi doğru mu
Doğruysa, İznik Belediyesi'nin ve İbrahim Tektaş'ın emeği neden kamuya açıklanmadı
Belge baskı/dağıtım sürecinde arşiv künyesi ve kaynak bilgisi neden yer almadı
Uppsala Üniversitesi koleksiyonu üzerinden kullanım izni, künye bilgisi veya resmi referans kaydı alındı mı
Orhangazi halkı için neden bir duyuru, sergi, söyleşi, yayın veya kültürel etkinlik planlanmadı
Bu soruların yanıtı yalnız bir "açıklama" değil; Orhangazi'de kültür yönetiminin hangi standartta yürütüldüğünün göstergesi olacaktır.
İZNİK'İN DERSİ: ARŞİV EMEĞİ, KURUMSAL HAFIZA, KENT KİMLİĞİ
İznik Belediyesi Tarih Araştırmaları Merkezi üzerinden yürütülen çalışma, yerel yönetimler için bir model niteliğindedir. Arşiv taraması yapılır, belge bulunur, künye zinciri kurulur, kamuoyuna sunulur, kent kimliği güçlendirilir. Böylece şehir yalnız altyapı hizmetiyle değil; hafızasıyla da yönetilir.
Orhangazi'de ise uzun süredir görülen tablo, satıp savma, tüketme ve günü kurtarma eleştirileriyle anılıyor. Bu gelişme, tam da bu nedenle çarpıcıdır: Orhangazi'nin en kıymetli tarih belgelerinden biri, Orhangazi'de aranmıyor; İznik'te bulunuyor. Orhangazi'de ise halk bilgilendirilmiyor, kaynak zikredilmiyor, emek görünür kılınmıyor.
ORHANGAZİ TARİHİNİ BAŞKASI BULUYORSA, ORHANGAZİ KENDİSİNİ YÖNETMİYOR DEMEKTİR
Orhan Bey Camii'nin 1824 tarihli bu tasviri, Orhangazi için bir fırsattır: Kentin tarih anlatısını güçlendirmek, kaybolan mimari hafızayı belgelemek, kültür rotaları oluşturmak, gençlere şehir bilinci kazandırmak ve Orhangazi'nin marka değerini tarih üzerinden büyütmek mümkündür.
Ancak bu ancak doğru yöntemle olur: Kaynak belirtilir, emeğe saygı gösterilir, belge künyesiyle yayımlanır, izin süreçleri şeffaf yürütülür ve Orhangazi halkı ilk muhatap kabul edilir. Orhangazi'nin tarihini başkası buluyorsa, Orhangazi'nin görevi bunu sessizce tüketmek değil; sahiplenmeyi, açıklamayı ve kurumsal hafızaya dönüştürmeyi öğrenmektir. Bu belge, Orhangazi için bir tarih aynasıdır. Aynaya bakıp gereğini yapmak, artık ertelenemez bir sorumluluktur.
ÖZEL HABER MUHARREM DEĞİRMEN 3. GÖZ HRA
 
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
logo

   E-posta: bilgi(@)ucuncugozgazetesi.com
Tüm hakları Üçüncü Göz Gazetesi adına saklıdır: ©2019-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir.