HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 03 NİSAN 2025, PERŞEMBE

Siyasetin Gündemi Ayrı, Halkın Gündemi Ayrı

26.03.2025 11:40
Siyasetin Gündemi Ayrı, Halkın Gündemi Ayrı
Siyasetin Gündemi Ayrı, Halkın Gündemi Ayrı
Türkiye'de her gün farklı konularla siyasi tartışmalar alevlenirken, halkın asıl gündemi değişmiyor: Geçim derdi, ekonomik kriz ve hayat pahalılığı. Temel gıda maddelerinden kiralara, faturalarından ulaşım masraflarına kadar her alanda artan fiyatlar, milyonlarca vatandaşı zor durumda bırakıyor. Ancak, medya ve siyasette ön plana çıkan tartışmalar çoğu zaman halkın gerçek sorunlarını gölgede bırakıyor.

Halkın Önceliği: Ekonomi ve Geçim Sıkıntısı


Türkiye'de enflasyonun yükselmesi, alım gücünün düşmesi ve gelir dağılımındaki adaletsizlik, her kesimi doğrudan etkiliyor. TÜİK verileri ile bağımsız kuruluşların verileri arasında ciddi farklar olsa da, markete giden, faturasını ödeyen herkes ekonomik sıkıntının boyutlarını kendi cebinde hissediyor.

Vatandaşların en büyük şikayetleri:

Gıda fiyatlarındaki artış: Temel gıdalar bile lüks haline geldi.

Barınma krizi: Kiralar özellikle büyükşehirlerde uçuk seviyelere çıktı.

Düşük maaşlar ve geçim sıkıntısı: Asgari ücret artsa bile enflasyon karşısında hızla eriyor.

İşsizlik ve güvencesiz çalışma: Genç işsizlik oranı ve kayıt dışı istihdam yüksek.

Emeklilerin durumu: Maaşlar yetersiz, yaşam şartları ağır.

Siyasetin Gündemi Ayrı, Halkın Gündemi Ayrı


Son yıllarda siyasi arenada birçok konunun tartışıldığı görülse de, halkın ekonomik sıkıntıları çoğu zaman ikinci planda kalıyor. Oysa ki milyonlarca insanın tek derdi ay sonunu nasıl getireceği. Siyasi polemikler, gündem değiştirme çabaları ve kutuplaştırıcı söylemler bir yana dursun, halkın cebini doğrudan etkileyen çözümler üretilmesi gerekiyor.

Milyonlarca Mahkum Af Bekliyor


Ekonomik kriz sadece dışarıdaki yaşamı değil, cezaevlerindeki insanları da doğrudan etkiliyor. Türkiye'de cezaevlerinde kapasitenin çok üzerinde mahkum bulunuyor ve binlerce aile, bir umutla genel af veya infaz düzenlemesi bekliyor. Artan cezaevi nüfusu ve zorlaşan yaşam koşulları, af beklentisini daha da yükseltiyor. Kimi mahkumlar ekonomik suçlardan, kimi haksız yargılamalarla içeride bulunuyor. Aileler ise hem içerideki yakınları hem de dışarıda kalan çocukları için adalet ve af talep ediyor.

Mahkum aileleri, hükümetten bir düzenleme beklerken, sosyal medyada ve sivil toplum kuruluşları aracılığıyla seslerini duyurmaya çalışıyor. Bu konu, geçim derdi gibi toplumun geniş kesimlerini etkileyen bir sorun haline gelmiş durumda. Özellikle pandemi sonrası artan ekonomik sıkıntılar, tahliye bekleyen mahkumlar ve aileleri için durumu daha da ağırlaştırdı. Af konusu, kamuoyunda geniş bir tartışma yaratırken, yetkililerden bu konuda somut adımlar atılması yönünde ciddi beklentiler var.

Ekonomik Krizin Çözümü İçin Ne Yapılmalı?


Uzmanlara göre Türkiye'nin ekonomik krizden çıkışı için şu adımların atılması gerekiyor:

Enflasyonla gerçekçi mücadele: Gerçek verilere dayalı ekonomi politikaları belirlenmeli.

Üretime ve sanayiye yatırım: Tarım ve sanayi desteklenmeli, ithalat yerine ihracat teşvik edilmeli.

Gelir adaletinin sağlanması: Çalışan ve emeklilerin maaşları gerçek enflasyona göre düzenlenmeli.

Genç işsizliğe karşı önlem: Eğitim sistemi, iş gücü piyasasının ihtiyaçlarına uygun hale getirilmeli.

Vergi adaleti: Dar gelirli kesim üzerindeki vergi yükü azaltılmalı.

Gerçek Gündeme Dönülmeli


Türkiye'de gündem ne olursa olsun, sokaktaki insanın önceliği belli: Geçim derdi. Market raflarında, fatura ödeme noktalarında, kira kontratlarında kendini gösteren ekonomik sıkıntılar, halkın günlük yaşamının en belirleyici unsuru haline gelmiş durumda. Yüksek enflasyon, gelir adaletsizliği ve artan hayat pahalılığı, her geçen gün daha fazla insanı ekonomik darboğaza sürüklüyor. Bir zamanlar orta sınıf olarak tanımlanan kesim bile artık yoksulluk sınırının altına düşerken, milyonlarca insan temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyor.

Bu zor tablonun içinde bir de işsizlik ve güvencesiz çalışma gerçeği var. Gençler, üniversite mezunları iş bulamıyor; çalışanlar ise maaşlarının günden güne eridiğini hissediyor. Siyasette her gün farklı tartışmalar yaşansa da, halkın en büyük beklentisi geçim sıkıntısına dair somut adımlar atılması. Maaş artışları enflasyonun gerisinde kalıyor, asgari ücretle geçinen milyonlar için barınma, sağlık ve eğitim gibi temel haklar giderek lüks haline geliyor. Halk, refah seviyesinin yükselmesini beklerken, her geçen gün biraz daha fakirleşiyor. Siyasetin de medyanın da artık bu gerçeği görerek hareket etmesi ve halkın gerçek sorunlarına çözüm üretmesi gerekiyor.

 
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
logo

   E-posta: bilgi(@)ucuncugozgazetesi.com
Tüm hakları Üçüncü Göz Gazetesi adına saklıdır: ©2019-2025

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir.