HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 25 ŞUBAT 2026, ÇARŞAMBA

Ramazanlar Değişmedi, İnsan Değişti

25.02.2026 00:00
Her yıl aynı cümle kuruluyor: "Nerede o eski Ramazanlar…" Bu cümle aslında bir özlemi değil, bir itirafı barındırıyor. Çünkü değişen Ramazan değil, değişen insanın kendisi. Aynı hilal doğuyor, aynı ezan okunuyor, aynı oruç tutuluyor. Ama niyetler, ahlak, hayat tarzı ve değerlerle kurulan bağ artık aynı değil. Eski Ramazan dediğimiz şey; aslında Türklüğün özünde var olan örf, töre ve ahlakın hayata yansıdığı bir dönemdi.
Türk töresinde doğruluk, laf olsun diye söylenen bir erdem değildir; hayatın merkezidir. Bir örnek verelim: Osmanlı döneminde çarşı esnafı sabah dükkânını açtığında siftah yapan esnaf, ikinci müşteri geldiğinde onu komşusuna gönderirdi. "Ben siftah yaptım, komşum yapmadı" derdi. Bu sadece bir ticaret ahlakı değil, aynı zamanda paylaşma ve kul hakkına riayet anlayışıdır. Bugün ise aynı çarşıda aynı sokakta birbirinin müşterisini çalmaya çalışan, fiyat kırarak rakibini yok etmeye çalışan bir anlayış hâkim. Ramazan aynı Ramazan ama esnafın niyeti değişmiş.
Bir başka somut örnek: Eskiden mahallede iftar vakti geldiğinde bir evde yemek varsa o yemek sadece o eve ait sayılmazdı. Komşuya tabak giderdi. Hatta bazı mahallelerde "askıda pide" geleneği vardı. Fırına giden bir kişi iki pide alır, birini ihtiyacı olan için bırakırdı. Kimse kimin aldığını sormaz, kimse alanı mahcup etmezdi. Bu, Türklüğün hem İslam'la yoğrulmuş hem de töreyle şekillenmiş inceliğidir. Bugün ise sosyal medyada iftar sofraları sergileniyor, yardım bile gösterişe dönüşüyor. Yardımın gizliliği kayboldukça, bereketi de kayboluyor.
Emanet meselesi de çok çarpıcı bir kırılma noktasıdır. Eskiden bir kişi bir yere giderken komşusuna anahtar bırakır, "Gözün arkada kalmasın" denirdi. Çünkü o anahtar sadece bir kapıyı değil, bir güveni temsil ederdi. Bugün ise aynı apartmanda yaşayan insanlar birbirine kapı açmaya bile çekiniyor. Kargo bile kapıya bırakılınca tedirginlik oluşuyor. Çünkü emanet bilinci zayıfladı. Oysa Türk-İslam geleneğinde emanet, imanın bir parçası olarak görülür.
Söz meselesi…
Belki de en ağır kayıp burada yaşandı. Eskiden bir adamın sözü senetti. Yazıya, imzaya bile gerek kalmazdı. "Söz verdim" demek yeterdi. Bugün ise imzalar atılıyor, sözleşmeler yapılıyor ama yine de güven sağlanamıyor. Çünkü mesele kağıt değil, karakter meselesidir. Ramazan'ın özü de zaten buradadır: Nefsi terbiye ederek karakteri sağlamlaştırmak.
Bir diğer önemli örnek de çocuk terbiyesi ve mahalle kültürü. Eskiden çocuklar Ramazan'da sadece oruç tutmayı değil, sabrı, saygıyı, büyüğe hürmeti öğrenirdi. Teravih çıkışı mahallenin büyükleriyle sohbet eder, bir yanlış yaptığında sadece ailesinden değil tüm mahalleden uyarı alırdı. Bu bir baskı değil, toplumsal denetimdi. Bugün ise çocuklar ekran başında, bireysel ve kopuk büyüyor. Mahalle kültürü zayıfladıkça, değer aktarımı da kopuyor.
Türklüğün örf ve yasalarında "ayıp" kavramı çok güçlüydü. Ayıp; sadece utanılacak bir durum değil, toplumsal sınırların koruyucusuydu. Yalan söylemek ayıptı, haksız kazanç ayıptı, komşuya sırt dönmek ayıptı. Bugün ise birçok yanlış "normal" hale geldi. Ayıp ortadan kalkınca, vicdan da geri çekildi.
Ramazan'ın ruhu sadece aç kalmak değildir. Açın halini anlamak, nefsini dizginlemek, doğru olmak, hakkı gözetmek ve insan kalabilmektir. Ama bugün iftar sofraları büyüdükçe, kalpler küçülüyor. Oruç tutuluyor ama dil tutulmuyor. İbadet var ama ahlak eksik.
Eski Ramazan diye bir zaman dilimi yok, eski insan vardı. O insan; doğruydu, dürüsttü, paylaşmayı bilirdi, emanete sahip çıkardı, sözünün arkasında dururdu. Türklüğün özü de tam olarak buydu.
Eğer bugün o günleri arıyorsak, takvime değil aynaya bakmak zorundayız.
Çünkü Ramazan hâlâ aynı Ramazan. Değişen biziz.
Yüksel AKBAYRAK
 
Yüksel AKBAYRAK / TERS KÖŞE / diğer yazıları
•Ramazanlar Değişmedi, İnsan Değişti 25 00:00:00.02.2026
•Algıdan Gerçeğe: Türkiye’de Alt Kırımların Önemi 18 00:00:00.02.2026
•Orhangazi’de Meclis Gündemi Siyasetin Değil, Hayatın Ta Kendisi 10 00:00:00.02.2026
•Bursa’nın Sessizliği, Orhangazi’nin Yükü ve Kutlu Parti’nin Açtığı Gedik 03 00:00:00.02.2026
•Orhangazi’nin Geleceğini Karartan Zihniyet: İktidar da Aynı, Muhalefet de 28 00:00:00.01.2026
•ORHANGAZİ BELEDİYESİ ŞİRKET GİBİ YÖNETİLMEZ 20 00:00:00.01.2026
•TÜRKİYE NEREYE GİDİYOR? 15 00:00:00.01.2026
•Susmayan Kalemler, Direnen Vicdanlar 11 00:00:00.01.2026
•ORHANGAZİ’DE KRİZİN VE SORUNUN ADI: BEKİR AYDIN 07 00:00:00.01.2026
•Sözlerin Tükendiği, Sessizliğin Kurumsallaştığı Bir Yılın Anatomisi 02 00:00:00.01.2026
•ORHANGAZİ’DE SPORUN MEZAR KAZICIS: BEKİR AYDIN 24 00:00:00.12.2025
•Orhangazi’de Eğitimi Yerle Bir Eden Sessizlik 17 00:00:00.12.2025
•YÖNETİLEN DEĞİL OYALANAN ORHANGAZİ: MUSTAFA BOZBEY BİR YILDA NE YAPTI, NEYİ YAPMADI? 10 00:00:00.12.2025
•LOZAN’IN YÜZYILLIK DİRENCİ VE PAPA ZİYARETİ 03 00:00:00.12.2025
•ÇOCUK HAKLARI KÂĞITTA VAR, SAHADA EKSİK 27 00:00:00.11.2025
•Son Başbuğ’un Türklük Vurgusu ve 10 Kasım’ın Anlamı 10 00:00:00.11.2025
•Milli Ekonominin Temeli Tarımdır 05 00:00:00.11.2025
•CUMHURİYET, dik durmanın, adam olmanın adıdır! 29 00:00:00.10.2025
• “İtin Havlamasıyla Çınar Sallanmaz” 22 00:00:00.10.2025
•Orhangazi’de Siyaset: Menfaat mi, Memleket mi? 14 00:00:00.10.2025
•Velhasıl Bursa Sudan Değil, Susuzluktan İbarettir... 07 00:00:00.10.2025
•Hangi Gençlik? Hangi Ekonomi? Hangi Eğitim? 02 00:00:00.10.2025
•FUTBOL SAHADA DEĞİL, MONİTÖR BAŞINDA OYNANIYOR 25 00:00:00.09.2025
•Gaziler Günü’nün Gerçek Manası Üzerine 19 00:00:00.09.2025
•Halkın Gerçek Gündemi Nerede? 17 00:00:00.09.2025
•Bağımsızlık Bir Kimliktir 10 00:00:00.09.2025
•Boş Tencere Siyaseti Yıkar 03 00:00:00.09.2025
• Ağustos Türklüğün Zaferlerle Yoğrulmuş Ayı 29 00:00:00.08.2025
•ORHANGAZİ’DE SPORUN ÇÖKÜŞÜ: 20 00:00:00.08.2025
•Orhangazi: Kaybolan Potansiyelin Hikâyesi 12 00:00:00.08.2025
•Depremi unutan geleceğini gömer! 05 00:00:00.08.2025
•İklim Kanunu Sonrası Orman Yangınları ve Doğa Katliamları: Ülkemizin Vahim Tablosu ve Yasal Mücadeledeki Eksikler 29 00:00:00.07.2025
•Kağan Usta’dan Gençliğe Yatırım, Bekir Aydın’dan Ücretli Tesis! 24 00:00:00.07.2025
•Bir Ahırın Sessizliği 15 00:00:00.07.2025
•“Zulme Boyun Eğmeyenlerin Efendisi: Hz. Hüseyin” 05 00:00:00.07.2025
•Hücrede Doğan Siyasi Cazibe: Ümit Özdağ ve Yeni Neslin Sessiz Haykırışı 02 00:00:00.07.2025
•150 GÜNÜN ARDINDAN ORHANGAZİ 25 00:00:00.06.2025
•“Hedef Türkiye” Gerçeği: Bir Uyarının Gölgesinde 20 Yıl 18 00:00:00.06.2025
•Ekonomik Gerçekler ve Çözüm Arayışları 11 00:00:00.06.2025
•İznik’te Sessiz Ama Derin Bir Değişim 29 00:00:00.05.2025
•ADD Aile Şirketi Değildir, Egoların Gölgesi Hiç Değildir ADD: Açılımı Artık “Aile Dostları Derneği” mi? 21 00:00:00.05.2025
•19 Mayıs bir uyanış, bir itiraz, bir meydan okumadır 18 00:00:00.05.2025
•Sadabat Paktı Krizler İçinde Doğunun Ortak Aklı 13 00:00:00.05.2025
•"Sadece Bir Kişiye Değil, Bir Duruşa Saldırıdır Bu" 05 00:00:00.05.2025
•Hayalden Hakikate 22 00:00:00.04.2025
•TÜRKİYE İÇİN KRİTİK BİR DÖNEMEÇ İKLİM YASASI VE DEVLETİN STRATEJİK KARARLARI 16 00:00:00.04.2025
•Sosyal Devlet, Milli Devlet ve Atatürkçü Duruşun Mirasçısı 14 00:00:00.04.2025
•En yüce değer ADALET 09 00:00:00.04.2025
•İklim Kanunu’na Karşı Çıkmalıyız! 26 00:00:00.03.2025
•OĞUZ TÖRESİ VE ÇANAKKALE - ATATÜRK'SÜZ ZAFER OLMAZ! 18 00:00:00.03.2025
•Bir Milletin Ruhunu Yaşatan Tarihler 12 Mart ve 14 Mart 12 00:00:00.03.2025
•Oğuz Kağan'dan Atatürk'e Uzanan Kutsal Miras Türk Kadını 07 00:00:00.03.2025
•Güçlü Türkiye için: İklim yasasına hayır! 04 00:00:00.03.2025
•AYNI SENARYO, AYNI FİGÜRANLAR 24 00:00:00.01.2024
•CHP ORHANGAZİ’DE NEREYE KOŞUYOR? 12 00:00:00.01.2024
•HAKSIZLIKLARA ve BASKILARA RAĞMEN... 03 00:00:00.01.2024
•CHP’DE AKIL TUTULMASI MI YAŞANIYOR? 27 00:00:00.12.2023
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
logo

   E-posta: bilgi(@)ucuncugozgazetesi.com
Tüm hakları Üçüncü Göz Gazetesi adına saklıdır: ©2019-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir.