HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 25 ŞUBAT 2026, ÇARŞAMBA

4/D ÇALIŞANLAR VE AMBULANS ŞOFÖRLERİ ÇÖZÜM BEKLİYOR

25.02.2026 00:24
4/D ÇALIŞANLAR VE AMBULANS ŞOFÖRLERİ ÇÖZÜM BEKLİYOR
4/D ÇALIŞANLAR VE AMBULANS ŞOFÖRLERİ ÇÖZÜM BEKLİYOR
Türkiye'de sağlık sisteminin sahadaki en kritik ama en az görünür unsurlarından biri 4/D statüsünde çalışan sağlık işçileri ile ambulans şoförleri. Hastanelerde temizlikten hasta taşımasına, teknik destekten acil müdahale süreçlerine kadar sistemin sürekliliğini sağlayan bu kadrolar, artan iş yükü ve ağırlaşan çalışma koşullarına rağmen aynı oranda iyileştirme görmediklerini dile getiriyor. Özellikle 112 acil sağlık hizmetlerinde görev yapan ambulans şoförleri ise hem fiziki hem psikolojik açıdan yüksek risk altında görev yapmalarına rağmen özlük haklarının yetersiz kaldığını savunuyor.
GÖREV TANIMI GENİŞLİYOR, SORUMLULUK ARTIYOR
4/D sağlık çalışanlarının en temel sorunlarından biri görev tanımının belirsizliği ve sürekli genişlemesi. Hastanelerde başlangıçta belirli bir iş için istihdam edilen personelin zamanla farklı işlere yönlendirildiği, bunun da iş yükünü artırdığı ifade ediliyor. Temizlik personeli taşıma işine, taşıma personeli farklı idari görevlere kaydırılabiliyor.
Ambulans şoförlerinde ise durum daha da kritik. Resmi olarak sadece araç kullanımıyla sınırlı olmayan bu görev, aynı zamanda araç bakımından ekipman kontrolüne, vakada sağlık ekibine destek vermekten olay yerinde koordinasyona kadar geniş bir alanı kapsıyor. Bu durum, ambulans şoförlerinin "şoför" tanımının çok ötesinde bir sorumluluk üstlendiğini açıkça ortaya koyuyor.
ÜCRET VE RİSK DENGESİ BOZULMUŞ DURUMDA
4/D çalışanların ortak şikâyetlerinden biri, yaptıkları iş ile aldıkları ücret arasındaki dengenin bozulmuş olması. Özellikle hastanelerde ağır fiziki iş yapan, enfeksiyon riski taşıyan, gece gündüz çalışan personel, ücret artışlarının yeterli olmadığını ve ek ödemelerin yetersiz kaldığını ifade ediyor.
Ambulans şoförleri açısından bu tablo daha çarpıcı. Trafikte saniyelerle yarışan, hasta ve ekip güvenliğini aynı anda sağlamak zorunda olan şoförler, yüksek risk altında çalıştıklarını ancak bu riskin maaşlara yeterince yansımadığını belirtiyor. Risk tazminatı uygulamaları bulunsa da sahadaki çalışanlar bu ödemelerin günümüz şartlarına göre yetersiz kaldığını savunuyor.
FAZLA MESAİ VE NÖBET YÜKÜ ARTIYOR
Sağlık sisteminde personel eksikliği, en çok 4/D çalışanların omuzlarına yüklenmiş durumda. Birçok hastanede personel sayısının yetersiz olması nedeniyle mevcut çalışanlar sürekli fazla mesai yapmak zorunda kalıyor.
Özellikle acil servisler ve yoğun bakım birimlerinde çalışan 4/D personel, dinlenme sürelerinin kısaldığını ve iş yükünün katlandığını ifade ediyor. Ambulans şoförleri ise 24 saate varan vardiya düzenlerinde çalıştıklarını, bu durumun hem dikkat kaybına hem de trafik riskine yol açtığını belirtiyor.
Uzun nöbetler, düzensiz uyku ve sürekli stres hali, çalışanların hem fiziksel hem de psikolojik sağlığını doğrudan etkiliyor.
TAYİN VE AİLE BİRLİĞİ SORUNU BÜYÜYOR
4/D statüsünde çalışanların en kronik sorunlarından biri tayin ve yer değişikliği konusu. Memur statüsünde çalışanlara tanınan hakların büyük bölümü işçi statüsünde çalışanlar için geçerli değil.
Eş durumu, sağlık mazereti ya da çocukların eğitimi gibi nedenlerle yer değişikliği talep eden çalışanlar, uzun süre beklemek zorunda kalıyor. Bu durum aile bütünlüğünü ciddi şekilde etkiliyor.
Ambulans şoförleri de aynı sorunu yaşıyor. Özellikle farklı illerde görev yapan personel, tayin sisteminin net ve düzenli olmaması nedeniyle mağduriyet yaşadıklarını dile getiriyor.
ŞİDDET VE GÜVENLİK RİSKİ SAHADA ARTIYOR
Sağlıkta şiddet konusu, 4/D çalışanları ve ambulans şoförlerini doğrudan etkileyen en büyük sorunlardan biri. Ambulans ekipleri vakaya giderken trafikte saldırıya uğrayabiliyor, olay yerinde hasta yakınlarının hedefi haline gelebiliyor.
Son dönemde yaşanan olaylar, ambulans şoförlerinin yalnızca sürüş değil aynı zamanda güvenlik riski de taşıdığını gösteriyor. Trafikte yol vermeme tartışmaları, sözlü ve fiziki saldırılar, sağlık çalışanlarının can güvenliğini tehdit eder boyuta ulaşmış durumda.
Hastane içinde görev yapan 4/D çalışanlar da benzer şekilde zaman zaman hasta ve hasta yakınlarının hedefi olabiliyor.
MESLEKİ SAYGINLIK VE STATÜ TALEBİ
4/D çalışanların dile getirdiği bir diğer önemli konu ise mesleki saygınlık. Aynı sağlık sisteminin içinde yer almalarına rağmen, çoğu zaman ikinci planda görüldüklerini ifade eden çalışanlar, yaptıkları işin karşılığını sadece ücret olarak değil statü olarak da görmek istiyor.
Ambulans şoförleri ise "sadece şoför" olarak görülmek istemiyor. Çünkü sahada yaptıkları iş, sağlık hizmetinin doğrudan bir parçası. Bu nedenle görev tanımlarının ve unvanlarının yeniden düzenlenmesi gerektiği vurgulanıyor.
AMBULANS KAZALARINDA HUKUKİ STATÜ TARTIŞMASI: 4/D ÇALIŞANLAR "ŞEHİT" SAYILMIYOR
112 acil sağlık hizmetlerinde görev yapan ambulans şoförleri, görev esnasında yaşanan trafik kazalarında en yüksek risk grubunda yer alıyor. Ancak bu kazalarda hayatını kaybeden 4/D statüsündeki ambulans şoförlerinin hukuki durumu, mevcut mevzuat çerçevesinde "şehitlik" kapsamına girmiyor. Türkiye'de "şehitlik" statüsü esas olarak 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun üzerinden tanımlanıyor. Bu düzenlemelerde ağırlıklı olarak Türk Silahlı Kuvvetleri personeli, emniyet güçleri ve bazı kamu görevlileri kapsama alınırken, işçi statüsündeki 4/D personel açık ve net şekilde bu kapsamda yer almıyor.
Uygulamada ambulans kazalarında hayatını kaybeden 4/D şoförler, "iş kazası" kapsamında değerlendirilerek Sosyal Güvenlik Kurumu mevzuatı çerçevesinde işlem görüyor. Bu durumda geride kalan aileye sağlanan haklar; iş kazası ölümü kapsamında bağlanan gelir, kıdem ve varsa toplu iş sözleşmesinden doğan haklarla sınırlı kalıyor. Oysa aynı ambulans içerisinde görev yapan ve memur statüsünde olan sağlık personeli açısından, olayın niteliğine göre farklı hukuki değerlendirmeler yapılabiliyor. Bu durum sahada "aynı risk, farklı hukuk" eleştirisini doğuruyor.
Geçmiş yıllarda farklı illerde yaşanan ambulans kazaları, bu sorunu somut şekilde ortaya koymuş durumda. Görev başında hasta taşıyan ambulansların karıştığı kazalarda hayatını kaybeden şoförlerin aileleri, kamuoyuna yansıyan açıklamalarında en büyük mağduriyetin statü farkından kaynaklandığını dile getirdi. Sendikalar ve meslek örgütleri de uzun süredir bu konuda yasal düzenleme talep ediyor. Taleplerin odağında ise açık bir değişiklik yer alıyor: 112 acil sağlık hizmetlerinde görev yapan tüm personelin, statüsüne bakılmaksızın görev sırasında hayatını kaybetmesi halinde 2330 sayılı Kanun kapsamına alınması ve "görev şehidi" statüsünün eşit şekilde uygulanması. Bu düzenlemenin hayata geçirilmemesi halinde, sahada aynı görevi yapan personel arasında hukuki ve vicdani eşitsizlik tartışmasının devam edeceği ifade ediliyor.
ÇÖZÜM BEKLEYEN BAŞLIKLAR NETLEŞTİ
Sahadan gelen talepler, çözüm bekleyen başlıkların da netleştiğini gösteriyor. Bunların başında tayin sisteminin düzenlenmesi, fazla mesai ve nöbet sisteminin insani hale getirilmesi, risk tazminatlarının artırılması ve görev tanımlarının netleştirilmesi geliyor.
Bunun yanı sıra sağlıkta şiddete karşı daha caydırıcı önlemler alınması, ambulans ekiplerinin trafikte ve sahada korunması, 112 sisteminde çalışanlara özel iyileştirmeler yapılması da en çok dile getirilen talepler arasında yer alıyor.
SAĞLIK SİSTEMİ BU YÜKÜ DAHA FAZLA TAŞIYAMAZ
4/D sağlık çalışanları ve ambulans şoförleri, sağlık sisteminin en kritik halkalarından biri olmasına rağmen, uzun süredir biriken sorunlarla görev yapmaya devam ediyor. Sahada oluşan tablo, yalnızca çalışanların değil doğrudan vatandaşın aldığı sağlık hizmetinin kalitesini de etkiliyor.
Çözüm bekleyen bu başlıkların görmezden gelinmesi, sistemin sürdürülebilirliğini riske atarken; yapılacak kapsamlı düzenlemeler ise hem çalışan memnuniyetini hem de sağlık hizmetinin kalitesini doğrudan artıracak bir adım olarak görülüyor.
Özel Haber-Muharrem Değirmen / 3. Göz HRA
 
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
logo

   E-posta: bilgi(@)ucuncugozgazetesi.com
Tüm hakları Üçüncü Göz Gazetesi adına saklıdır: ©2019-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir.