ABDI İPEKÇİ DOSYASINI YENİDEN AÇAN İSİM: İRFAN AYDIN'IN 33 YILLIK ADALET MÜCADELESİ
11.01.2026 23:32
Türkiye'nin yakın tarihindeki en karanlık siyasi cinayetlerden biri olan Milliyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Abdi İpekçi suikastı, Üçüncü Göz Medya Genel Koordinatörü ve araştırmacı gazeteci İrfan Aydın'ın yıllardır sürdürdüğü yazı ve yayınlarla yeniden ülke gündemine taşındı. Bugüne kadar kamuoyunda ya hiç konuşulmayan ya da özellikle görmezden gelinen bağlantılar, Aydın'ın kaleminde ve ekranında bir bir açığa çıkarıldı. Abdi İpekçi'nin 1 Şubat 1979 tarihinde katledilmesiyle başlayan süreç, yalnızca bir gazetecinin susturulması değil, Türk basınının yapısının dönüştürülmesiyle sonuçlanan tarihsel bir kırılma olarak tanımlandı. Aydın, bu cinayet sonrası bavulcu ve tetikçi gazetecilerin medya köşelerine yerleştirilmesiyle patronlu medya döneminin zirveye çıktığını, Aydın Doğan isminin bu süreçte öne çıkarıldığını yazılarında açıkça dile getirdi. SÜPER NATO, MAFYA VE DEVLET GÜCÜ ÜÇGENİ İrfan Aydın'ın yazılarında en fazla dikkat çektiği başlıklardan biri, Türkiye'de 1950'li yıllardan bu yana varlığı bilinen süper NATO yapılanması oldu. Bu yapının, mafya organizasyonları ve faili meçhul cinayetlerin arkasında devlet gücünü kullandığını belirten Aydın, Abdi İpekçi ve Uğur Mumcu cinayetlerinin de bu güç ilişkilerinin açık örnekleri arasında yer aldığını vurguladı. Türkiye'de hiçbir mafya yapılanmasının devlet desteği olmadan varlığını sürdüremeyeceğini belirten Aydın, Selahattin Yılmaz'ın gerçekten casusluk faaliyetlerine cesaret etmiş olmasının bile bu çarpık yapılanmanın boyutlarını göstermeye yettiğini yazdı ve sorunun kaynağına inilmesi gerektiğini defalarca dile getirdi. HASAN TAHSİN'DEN ABDİ İPEKÇİ'YE UZANAN BASIN TARİHİ İrfan Aydın, Türk basınının mücadele geleneğini İzmir'in Yunanlılar tarafından işgaline karşı ilk kurşunu atan gazeteci Hasan Tahsin ile başlattı. Bu geleneğin, Kıbrıs Barış Harekâtı sırasında Türk basınının tek yürek halinde emperyalist güçlerin harekâtı işgal gibi göstermesine engel olmasıyla devam ettiğini belirtti. Ancak bu onurlu süreç, Cumhuriyet Savcısı Doğan Öz'ün şehit edilmesi ve ardından Abdi İpekçi'nin katledilmesiyle birlikte karanlık bir döneme evrildi. Aydın'a göre, bu kırılma Türk basınının karakterini kökten değiştirdi ve patronlu medya düzeni bu cinayetlerin gölgesinde inşa edildi. AYDINLARIN SUİKASTLARINI UNUTTURMAYAN ISRAR Üçüncü Göz Medya Genel Koordinatörü İrfan Aydın, yalnızca Abdi İpekçi değil, Bahriye Üçok, Uğur Mumcu, Ahmet Taner Kışlalı ve Engin Arık gibi aydınların suikastlarını da yıllardır gündemde tutmaya devam etti. Bu dosyaların karanlık yönlerinin aydınlatılması için yaptığı ısrarlı yayınlar, bazı çevrelerde ciddi rahatsızlık yaratırken, adı geçen kişilerin vicdan muhasebesine de vesile oldu. ŞEMSETTİN BAŞAK'IN İDDİALARI VE CANLI YAYIN Yeraltı dünyasının karanlık isimlerinden Hasan Yeşildağ'ın suç ortağı olduğunu iddia eden Şemsettin Başak, elindeki belgeleri ve açıklamalarını İrfan Aydın'a sunarak Türkiye gündemine bomba gibi düştü. Sansürsüz bir canlı yayında Başak'a Abdi İpekçi cinayeti ve 1990'lı yılların faili meçhulleri hakkında sorular yönelten Aydın, aldığı cevaplar doğrultusunda Cumhuriyet Savcılarına açık çağrıda bulundu ve dosyanın yeniden açılmasını istedi. Aydın, ayrıca Şemsettin Başak'ın güvenlik tedbirleri alınarak mahkeme heyeti tarafından dinlenmesi gerektiğini özellikle vurguladı. YEŞİLDAĞ'IN SUÇ DUYURULARI VE BEŞ AYRI YARGI ZAFERİ Bu yayınların ardından telaşa kapılan Hasan Yeşildağ, İrfan Aydın aleyhinde beş ayrı suç duyurusunda bulundu. Aydın ise savunmalarında Şemsettin Başak'ın ifadesinin alınmasının zorunluluğuna dikkat çekerek, Abdi İpekçi cinayetinde Yeşildağ'ın suç ortaklığı iddialarını yargı önüne taşıdı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı kovuşturmaya yer yoktur kararı vererek dosyaları kapattı. Yeşildağ ve avukatlarının ısrarla cezalandırma talebiyle açtıkları davaların tamamını Aydın kazandı. Böylece Abdi İpekçi cinayetinin yeniden açılması yolunda önemli bir hukuki kazanım elde edildi. Son olarak İstanbul Anadolu 62. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen 2024/373 Esas ve 2024/796 Karar sayılı davada da Aydın haklı bulundu ve Hasan Yeşildağ beşinci kez yargının adil yüzüyle karşılaşmış oldu. 33 YILLIK YEMİN VE KADİM OĞUZ TÖRESİ Meslek hayatında 33. yılı geride bırakan İrfan Aydın, kamuoyuyla paylaştığı değerlendirmesinde mesleğe başlarken kadim Türk Oğuz Töresi'nden ayrılmayacağına dair yemin ettiğini ifade etti. Türk basınını patronların ve kulüplerin oyuncağı haline getiren Abdi İpekçi cinayeti başta olmak üzere, Cumhuriyet Savcısı Doğan Öz, Bahriye Üçok, Uğur Mumcu, Ahmet Taner Kışlalı, Çetin Emeç, 1990'lı yılların karanlık cinayetleri, FETÖ gölgesinde işlettirilen Ergenekon ve Balyoz cinayetleri, Kaşif Kozinoğlu, Yarbay Ali Tatar, Kuddisi Okkır ve daha birçok aydının dosyası için hayatını tehir ettiğini vurguladı. Aydın, rahmetli babasına Uğur Mumcu cinayetinin üzerine ne pahasına olursa olsun gideceğine dair söz verdiğini, ardından kadim Oğuz Töresi'ne hizmet yemini ettiğini belirtti. TÜM OKLARIN BİR İSME ÇIKMASI Abdi İpekçi dosyası başta olmak üzere yürüttüğü tüm araştırmaların bir isimde birleştiğini belirten Aydın, 1979'daki İpekçi cinayetinde okların Hasan Yeşildağ'ı işaret ettiğini, yakın dönem çete ve suikastlarda da aynı ismin sürekli karşısına çıktığını yazdı. Hasan Yeşildağ adının Metin Yüksel cinayetinde ve Prof. Dr. Haydar Baş'a yönelik düzenlenen suikast girişimlerinde de karşısına çıktığını ifade etti. Geçmişte hakkında suç duyurusunda bulunmanın dahi mümkün olmadığı bu isme karşı bugün beş ayrı yargı zaferi kazandıklarını belirten Aydın, bu sürecin yalnızca hukuki değil, aynı zamanda vicdani bir mücadele olduğunu dile getirdi. DOSYALAR AÇILACAK, DUVAR YIKILACAK İrfan Aydın, yakın zamanda Hasan Yeşildağ dosyasını yeniden açtıklarında Metin Göktepe'nin mezarında rahat uyuyacağını, Uğur Mumcu cinayetinin aydınlatılmasıyla birlikte duvarın yıkılacağını ve bu yıkıntının altında kalırız diyenlerin kimliklerinin de ortaya çıkacağını söyledi. Ölümü ölümsüzlüğün kapısı bilen anlayışla, haklı olanın cesur sesi olmak için hayatına kıymet verdiğini ifade eden Aydın, ölse de öldürülse de bu dosyaları irdelemeye devam edeceklerini vurgulayarak adalet mücadelesinin süreceğini kamuoyuna ilan etti. ÖZEL HABER MUHARREM DEĞİRMEN / 3. GÖZ HRA
Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir.